menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Altın Test 48

Altın Test 48

Soru 1 / 20

Aşağıdaki sözcüklerden hangisinin yazımı yanlıştır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
  1. 1. Aşağıdaki sözcüklerden hangisinin yazımı yanlıştır?

    • A) Ateş böceği
    • B) Köpek balığı
    • C) Vişne çürüğü
    • D) Yer çekimi
    • E) Hafta sonu

    Renk bildiren birleşik kelimeler kural gereği bitişik yazılır. Bu yüzden sözcüğün doğrusu "vişneçürüğü" olmalıdır. Diğer seçeneklerdeki kelimelerin (hayvan türleri, bilimsel terimler ve zaman bildiren sözcükler) tümü kuralına uygun olarak ayrı yazılmıştır ve doğrudur.

  2. 2. Kültürü gelecek kuşaklara aktaran ve öğreten, dildir. Diğer bir deyişle dil olmasaydı kültür ve uygarlık da olmazdı. Demek ki bugünkü kültür ve uygarlığın varlığı, dil ile doğrudan ilintilidir. Medeniyet, insanlığın bilim ve teknolojideki ilerlemeyle ulaştığı ortak nokta olarak tanımlanabilir. Öyleyse kültür toplumların kendi öz malı, uygarlık ise insanlığın ortak hazinesidir. Dil olmasaydı uygarlık da olamazdı. Hayvanlarla aramızdaki temel fark burada görülüyor. Düşünsenize hayvanlar da bir kültür ve bilgi birikimine sahip olsalardı insanın durumu ne kadar acı olurdu. Bu parçada aşağıdakilerden hangisine _değinilmemiştir_?

    • A) Dilin öğretici yönüne
    • B) Kültürün ulusal, uygarlığın ise evrensel olduğuna
    • C) Kültür ve uygarlığın dille sıkı bir ilişkisinin bulunduğuna
    • D) Dilin, kültürü geleceğe taşıyan bir araç olduğuna
    • E) İnsanlığın bilim ve teknolojiyle kültürünü geliştirebileceğine

    Parçada dilin kültürü öğrettiği, kültürü geleceğe taşıdığı ve uygarlıkla ilişkili olduğu anlatılır. Bilim ve teknolojiyle kültürün geliştirildiği yargısı ise açıkça verilmez. Doğru cevap E seçeneğidir.

  3. 3. Petrolün, yirminci yüzyılın başlarından itibaren enerji kaynağı olarak dünyanın en ---- ham maddesi olduğu ve alternatif bir kaynak elde edilinceye değin dünya politikası ve ekonomisi üzerindeki güçlü etkisini ---- söylenebilir. Bu cümlede boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?

    • A) pahalı – kaybedeceği
    • B) kıymetli – yitireceği
    • C) zararlı – sürdüreceği
    • D) ucuz – artıracağı
    • E) değerli – koruyacağı

    Parçadaki anlam bütünlüğüne göre, petrolün yirminci yüzyıldan beri dünyanın en 'değerli' ham maddesi olduğu ve yeni bir alternatif enerji türü bulunana kadar bu stratejik ve ekonomik 'güçlü etkisini koruyacağı' belirtilmelidir. E seçeneğindeki kelimeler cümleyi en anlamlı ve mantıklı şekilde tamamlamaktadır. Doğru cevap E seçeneğidir.

  4. 4. Aşağıdaki dizelerin hangisinde sitem anlamı vardır?

    • A) Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
    • B) Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret, Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
    • C) Ben sende yaşıyorum Sen bende hüküm sürmektesin
    • D) Her zamanda, her yerde sen bende yaşadıkça Sen evreninde sana seni aratacağım
    • E) Ayrılıklar içinde taş mı kesildi kalbin Hiç unutmam dediğin günleri unuttun mu

    E seçeneğinde “Hiç unutmam dediğin günleri unuttun mu?” sözü karşı tarafa kırgınlık ve sitem bildirir. Diğer dizelerde sevgi, hasret ya da bağlılık öne çıkar. Doğru cevap E seçeneğidir.

  5. 5. (I) Fields Madalyası sahibi İranlı matematikçi Maryam Mirzakhani mücadele ettiği hastalığa yenik düşerek 15 Temmuz günü kırk yaşında yaşama veda etti. (II) Mirzakhani, 1936’dan beri dört yılda bir verilen ve matematiğin Nobel’i sayılan prestijli ödülü 2014’te kazanarak bu ödülü alan ilk kadın matematikçi ünvanını elde etmişti. (III) Kendisi, karmaşık eğri yüzeylerin geometrik ve dinamik özellikleri üzerine kuramsal matematik alanında derinleşmişti. (IV) Büyük oranda teorik nitelikte olsa da çalışmalarının fizik, kuantum mekaniği ve matematik dışındaki diğer disiplinlerde önemli yansımaları bulunmaktadır. (V) Mirzakhani, diğer araştırmacıların kolay kolay cesaret edemediği zorlu problemler karşısındaki azimli, korkusuz ve kararlı duruşuyla biliniyordu. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde söz edilen kişinin öne çıkan özelliklerine yer verilmiştir?

    • A) I ve III
    • B) I ve V
    • C) II ve V
    • D) III ve IV
    • E) IV ve V

    II. cümlede Maryam Mirzakhani'nin 'matematiğin Nobel'i ödülünü kazanan ilk kadın matematikçi' olma başarısına (öne çıkan mesleki özelliğine), V. cümlede ise 'zorlu problemler karşısındaki azimli, korkusuz ve kararlı duruşuna' (öne çıkan kişisel özelliğine) yer verilmiştir. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerdeki ikilemeler oluşumları bakımından eşleştirildiğinde hangisi dışarıda kalır?

    • A) İşler bu aralar ağır aksak ilerliyor.
    • B) Çamura bata çıka ilerlemeye çalışıyoruz.
    • C) Mırın kırın etmeden derslerine devam etmelisin.
    • D) Sessiz sakin bir ilçeye yerleşip emekliliğimin tadını çıkarmak istiyorum.
    • E) Arkadaşımla iyi kötü tam beş yılımız birlikte geçti.

    “Ağır aksak” ve “iyi kötü” karşıt anlamlı sözcüklerle; “bata çıka” ve “sessiz sakin” aynı yapıda sözcüklerle kurulmuştur. “Mırın kırın” ise yansımalı/ses taklidi bir ikilemedir ve bu grupların dışında kalır. Doğru cevap C seçeneğidir.

  7. 7. Sadece mesai saatlerinde değil, artık günün her saati duraklarda bekleyen kalabalık, üzeri rengarenk reklam panosuna dönüşen otobüslerden birinin durağa yanaşmasıyla aracın çift kanatlı kapısı önüne yığılır ve bir ritüeldir sürüp gider; bileti okutup şoförün önünden otobüsün içine süzülüş. Kendini içeri atanların yüzlerinde sevinç çizgileri belirirken arkadan gelenler büyük gayretlerle bu ritüeli sürdürmeye çalışırlar. İçeridekilerin son bir çabasıyla arkadakiler de binmeye muvaffak olunca eziyetli bir şehir içi yolculuğu daha başlıyor demektir. Binemeyen bir pişmansa binen bin pişman. Ayrıca inmek de büyük çaba gerektirir. Yolculuk ederken durmadan arkaya doğru yürünür. Paranız az, vaktiniz bolsa binebilirsiniz. Üzerinde yazılı olan yere mutlaka ulaşır, ama kim bilir ne zaman… Bu parçada aşağıdakilerden hangisinden özellikle söz edilmiştir?

    • A) İnsanların otobüse binip otobüsten inme adabını bilmediklerinden
    • B) Otobüslerin reklam panosuna dönmesinin çirkinliğinden
    • C) Yolcuların birbirine anlayışsız davrandıklarından
    • D) Otobüslere binmenin ve onda seyahat etmenin çok eziyet verici olduğundan
    • E) Otobüslerin ancak fakir insanlara hizmet edebildiğinden

    Parçada, otobüse binme esnasındaki kargaşa, biniş ve inişte yaşanan zorluklar, otobüs içindeki sıkışıklık ve yolculuğun yavaşlığı gibi unsurlar anlatılmıştır. Yazar, otobüse binmenin ve seyahat etmenin ne kadar eziyetli ve yorucu bir süreç olduğunu vurgulamaktadır. Doğru cevap D seçeneğidir.

  8. 8. “Klasik” demek, her zaman için yeni demektir. Biz klasikleri okuyarak da bugünü takip edebiliriz, an’ı anlayabiliriz. Yeni çıkan eserlerden başını kaldıramayanlar da bunu biliyor elbet. Ama işlerine gelmiyor, bu gerçek. Sadece klasikleri okumanın yanlış olduğunu söylerler ama sürekli yeni çıkanları okumanın etkilerini düşünen az gibi. Sadece yeni eserleri okumak, şayet edebî eser vermek istiyorsak, çok yanlış bir metot. Akademik bir makale yazdığımızı düşünelim. Temeli muhakkak literatür olmalı. Zaten “Geçmişte bunlar yazıldı, benim de diyeceklerim şunlardır.” demektir aslında akademisyenlik. Önceki tartışmaları ve birikmiş bilgiyi göz ardı ederek bilimsel eser veremeyiz. Edebî eser vermenin raconu da bu bence. Geçmişteki tartışmaları bilmeden yazmamalıyız. “Büyük şehirde, kalabalık içinde yalnız hisseden” bir karakter yazalım mesela. Klasikleri okumadıysak orijinal bir karakter yazdığımızı sanarız. Hâlbuki çokça işlenmiş bir konu değil mi bu? Sadece bugünün edebiyatından beslenenler, sanıyorum hiçbir zaman kaliteli eser veremeyeceklerdir. Bugünün edebiyatçılarına kulak tıkamak da aynı şekilde bir başka yanlış olur tabii. Onu da ifade etmek gerek. Bu parça için; I. Tartışmacı anlatım ağır basmaktadır. II. Kanıları değiştirme amacı vardır. III. Tanımlamaya yer verilmiştir. yargılarından hangileri doğrudur?

    • A) Yalnız I.
    • B) Yalnız II.
    • C) I ve II.
    • D) II ve III.
    • E) I, II ve III.

    Parçada yazar bir görüşü savunup karşı görüşü eleştirdiği için tartışmacı anlatım vardır; okurun düşüncesini değiştirme amacı taşır. “Klasik demek...” ifadesiyle tanımlama da yapılmıştır. Üç yargı da doğrudur. Doğru cevap E seçeneğidir.

  9. 9. İnsanlar, başkalarına zarar verecek davranışlardan kaçınmalıdır. İnsanlara zarar verecek işleri kimseye aldırış etmeden yapan kimseler bunun karşılığını mutlaka alırlar. Yaptıklarının fazlasıyla kendileri karşılaşırlar. Böylece çok ciddi zarara uğramış olurlar. Bu parçada anlatılmak isteneni en iyi biçimde açıklayan atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) İyilik eden iyilik bulur.
    • B) Minareyi çalan, kılıfını hazırlar.
    • C) Körle yatan şaşı kalkar.
    • D) Rüzgar eken fırtına biçer.
    • E) Komşu komşunun külüne muhtaçtır.

    Parçada, başkalarına kötülük veya zarar veren kişilerin sonunda daha büyük bir zararla (yaptıklarının fazlasıyla) karşılaşacakları anlatılmaktadır. Bu durumu en iyi açıklayan atasözü 'Rüzgar eken fırtına biçer' sözüdür (Küçük kötülükler yapanlar çok daha büyük kötülüklerle karşılaşır). Doğru cevap D seçeneğidir.

  10. 10. Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde ek fiil kullanılmamıştır?

    • A) Ak gün ağartır , kara gün karartır.
    • B) Bir kötünün yedi mahalleye zararı vardır.
    • C) Dost bin ise azdır, düşman bir ise çoktur.
    • D) Bir adama kırk gün ne dersen o olur.
    • E) Akıllı düşman akılsız dosttan hayırlıdır.

    A seçeneğinde “ağartır, karartır” çekimli fiildir; ek fiil kullanılmamıştır. Diğer seçeneklerde “vardır, hayırlıdır, ise, azdır, çoktur” gibi ek fiilli kullanımlar vardır. Doğru cevap A seçeneğidir.

  11. 11. Çorum'un tescilli sarı leblebisinin ham maddesi nohuttur. Nohutlar farklı günlerde üç defa 'tavlama' adı verilen özel bir ısıtma işleminden geçirilir. Ardından büyük tavalarda kavrulan nohutlar, 'mafrak' ismi verilen tahta bir aletle hafifce ezilerek kabuklarından ayrılır. Bir kez daha kavrulan nohutların üzerinde siyah benekler belirir. Buna halk arasında çifte kavrulmuş leblebi denir. Bu son işlemlerin ardından tezgahlarda dumanı üstünde satışa sunulur. Bu parçadaki yazım yanlışı aşağıdaki kurallardan hangisine uymamaktan kaynaklanmaktadır?

    • A) Dilimizde sert ünsüzle biten kelimelere gelen ve sert ünsüzle başlayan eklerin benzeşmesi kuralına
    • B) Bağlaç olan 'de'nin kelimeden ayrı yazılması ve ses uyumuna uyması kuralına
    • C) İki heceli kimi kelimelerin ünlüyle başlayan ek aldığında dar ünlünün düşmesi kuralına
    • D) 'y' kaynaştırma sesinin kendinden önceki geniş ünlüyü daraltması kuralına
    • E) Yumuşak ünsüzle biten kelimelerin yumuşak ünsüzle başlayan ekler alması kuralına

    Parçada geçen 'hafifce' sözcüğünün yazımı yanlıştır. Türkçede 'f, s, t, k, ç, ş, h, p' sert ünsüzleriyle biten sözcüklere 'c, d, g' yumuşak ünsüzleriyle başlayan ekler geldiğinde, bu ekler 'ç, t, k'ye dönüşerek benzeşmelidir. Dolayısıyla 'hafif' sözcüğüne gelen '-ce' eki 'hafifçe' şeklinde yazılmalıdır. Doğru cevap A seçeneğidir.

  12. 12. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi geçişli bir fiil _değildir_?

    • A) Son aylarda yazdığı bir hikâyesini hiç beğenmedim.
    • B) Siz o eseri bir düşünceyi savunmak için yazmışsınız.
    • C) Şiir dediğin, kişide duygusal çağrışımlar doğurmalı.
    • D) Hikâyeci, bence sadece gördüklerini yazmakla yetinmeyecek.
    • E) Bu kitapta sadece tanıdığım kişileri anlattım.

    A, B, C ve D seçeneklerindeki 'beğenmedim', 'yazmışsınız', 'anlattım' ve 'doğurmalı' eylemleri geçişli fiillerdir (nesne alabilirler; 'onu beğenmek', 'onu yazmak' gibi). Ancak E seçeneğindeki 'yetinmeyecek' (yetinmek) fiili nesne alamadığı için geçişsiz bir fiildir.

  13. 13. Dil-kültür ilişkisi bazen çok tuhaf şekillerde ortaya çıkmaktadır. Örneğin, yurdumuzdaki kimi restoranların ismi “ASPAVA” biçiminde bir “akronim”, yani birkaç kelimenin baş harflerinin veya ilk hecelerinin bir araya gelmesiyle oluşan bir kelimedir. Bu kelimenin manası ise şu şekildedir: “Allah’ım sıhhat, para, afiyet ver, amin.” Kaldırımda yürürken sirenlerini çalıştırmış bir ambulansın hızla yanınızdan geçtiğini görmüşsünüzdür. “AMBULANS” kelimesinin de ters yazıldığını fark etmişsinizdir. Bunun nedeni, önde giden araçların aynalarında bu ters ambulans yazısını düz olarak görmesini ve böylelikle daha çabuk yol vermesini sağlamaktır. Bu parçada vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

    • A) Ambulans yazısının tersten okunması işleyişi kolaylaştırmak amacıyladır.
    • B) Bazı insanlar iş yerlerine akronim yöntemi ile isimler vermektedir.
    • C) Dil ve kültür arasındaki ilişki ilginç şekillerde görülebilir.
    • D) Kültür ile dil arasında her zaman için sıkı bir ilişki vardır.
    • E) Dile yansıyan kültür insanların karakterini yansıtır.

    Parçada, dil ve kültür ilişkisinin bazen alışılagelmişin dışında, ilginç örneklerle (ASPAVA akronimi ve ambulans kelimesinin ters yazılması gibi) kendini gösterebileceği açıklanmaktadır. Yazar bu iki örnek üzerinden dil ve kültürün ilgi çekici bağlarına dikkat çekmek istediği için vurgulanmak istenen düşünce C seçeneğinde doğru verilmiştir. Doğru cevap C seçeneğidir.

  14. 14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?

    • A) Kocasının zayıf bir karakteri olduğunu bilmez miydi, bilirdi; şimdi bir de iki yüzlü olduğunu kendi gözleriyle görüyordu.
    • B) Metabolik sendrom; yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet başlangıcı, kanda yağ miktarının artışı ve karın bölgesinde yağlanma ile kendini belli eden bir grup sağlık sorununa verilen genel isimdir.
    • C) Bir sıvının içinde çözünmüş hâlde bulunan klor miktarını ölçmeye yarayan cihaza klorölçer denir.
    • D) Güney Kore'de yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre özellikle öğle yemeğini tek başına yiyen erkeklerde metabolik sendroma yakalanma riskinin %64 yükseldiği gözlemlenmiş.
    • E) Çünkü yalnız yemek yerken arkadaşlarımızla birlikte yediğimizden oldukça farklı yeme eğilimleri içinde oluyoruz.

    Riyakâr, samimiyetsiz anlamlarında mecaz olarak kullanılan 'ikiyüzlü' sıfatı birleşik yazılmalıdır. Cümlede ayrı yazılması yazım yanlışı oluşturmuştur.

  15. 15. Şair Ahmed Arif, Hasretinden Prangalar Eskittim adlı kitabına isim koyma öyküsünü şu şekilde anlatır: 'Kitabın adı, başlangıçta ‘eskittim’ değildi, ‘çürüttüm’ dü. Yani ‘Hasretinden Prangalar Çürüttüm’. Fakat ‘çürüttüm’ sözcüğünü sevmedim. Her ne kadar doğrusu ‘çürüttüm’ de olsa sevemedim. Bir de bu sözcükte üç tane ‘ü’ geliyor ya arka arkaya, kulağımı tırmaladı. Her şairin bir de yüreğinde kulağı vardır, işte onu, iç kulağımı yani gönlümü tırmaladı. Müzik ve anlam bakımından daha güçsüz buldum. O nedenle ‘eskittim’ dedim.' Bu parçada Ahmed Arif, anlatımın hangi özelliğini göz önünde bulundurarak kitabının adını değiştirmiştir?

    • A) Açıklık
    • B) Duruluk
    • C) Akıcılık
    • D) Sürükleyicilik
    • E) Tutarlılık

    Ahmed Arif'in 'üç tane ü sesinin peş peşe gelerek kulağı tırmalaması' ve 'müzikal ahengi zedelemesi' gerekçesiyle sözcüğü değiştirmesi, dilin pürüzsüz akmasını, kulağa hoş gelmesini sağlayan ses uyumunu yani 'akıcılık' ilkesini önemsediğini gösterir. Doğru cevap C seçeneğidir.

  16. 16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, açıklamasıyla birlikte verilmiştir?

    • A) Ortaya koyduğu bir eser olmamasına üzülür, konuşurken mangalda kül bırakmazdı.
    • B) Pırlantaları görünce âdeta küçük dilini yutmuştu.
    • C) İki aydır, izin almak için başımın etini yiyor.
    • D) O, başladığı her işe dört elle sarılır, onu kendi işi gibi eksiksiz yapmaya özen gösterirdi.
    • E) Son işi de ters gidince iyice canından bezmişti.

    C seçeneğindeki 'dört elle sarılmak' deyimi, bir işe büyük bir şevkle, özenle ve dikkatle yaklaşmak anlamına gelir. Cümledeki 'onu kendi işi gibi eksiksiz yapmaya özen gösterirdi' ifadesi, bu deyimin anlamını açıklayan niteliktedir. Doğru cevap D seçeneğidir.

  17. 17. Genç sanatçıların en yaygın ve belirgin eksikliği aceleci davranmalarıdır. Yapıtlarının son çizgisine fırçayı sürdükleri veya son notasını yazdıkları anda soluğu galerinin ya da yapımcının kapısında alıyorlar. Oysa eserlerini biraz daha _dinlendirseler_ derinliğinin ve estetik değerinin nasıl da arttığını onlar da görecekler. Bu parçada altı çizili sözle (“dinlendirseler”) asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Eser üzerine bir süre daha düşünüp eserin olgunlaşmasını beklemek
    • B) Eleştirilere kulak vererek eseri yeniden düzenlemek
    • C) Usta yazarlardan eserleriyle ilgili tavsiyeler almak
    • D) Yayıncıların eseri okuması için çaba ve sabır göstermek
    • E) Eseri yayımlamak için belli bir yaşa gelene kadar beklemek

    Parçadaki 'dinlendirseler' sözü, bir sanat eserinin bittikten hemen sonra sunulmamasını, üzerinde bir süre daha düşünülerek olgunlaşmaya (demlenmeye) bırakılmasını ifade eder. Doğru cevap A seçeneğidir.

  18. 18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde olumsuz bir eleştiri vardır?

    • A) “Üşümüş Kuşlar”, nereye giderse gitsin kendi kafesini, yaralarını yanında taşıyan insanın mutsuzluğunu ve çıkmazlarını iki kişinin ilk bakışta çok öznel görünen ilişkisi üzerinden dizelere döküyor.
    • B) Kitabın bütününe yayılan aşk şiirleri, insanın kendi yalnızlığı kadar başkalarının yalnızlığından da beslenen kederli bir ışığın eşliğinde siyasal çatışmaları, şairin bölünmüş ülkesinin acılarını dile getiriyor.
    • C) Okurun imgeleminde tamamlanabilecek yarım bırakılmış küçük hikâyelerden oluşan kitap, dayatılmış ve kabullenilmiş her türlü tutsaklık biçimine karşı masumiyet , arınma, direnç ve özgürleşme tutkusuna kanat verme çabasında.
    • D) Çağdaş şiirimizde bir klasik olan dünya şairi Nazım Hikmet’in kaynak metinler temelinde yeniden gözden geçirilerek yayımlanan şiirleri, Delta Dizisi’yle şimdi yeniden okurlarıyla buluşuyor.
    • E) Yaşar Günaçgün, kendisini beğeni ile yakından takip edenlerin pek çok kez izleyip tanık oldukları gibi, sevdiği şairin kitabına en gözde şarkılarının kliplerinde birçok kere başrolü verecek kadar popülist ve sıradan bir yaklaşıma sahiptir.

    E seçeneğinde sanatçı için “popülist ve sıradan” ifadeleri kullanılmıştır. Bunlar olumsuz değer yargılarıdır. Diğer seçeneklerde daha çok tanıtıcı ya da olumlu değerlendirmeler vardır. Doğru cevap E seçeneğidir.

  19. 19. I. Yönetmen, geleneksel sinema anlatılarını geride bırakarak karakterlerin ruhsal derinliklerini odağa alan bir görsellik dili geliştirmiştir. II. Yapıtta tercih edilen aydınlatma, renk tercihleri ve kamera kadrajları; kahramanların iç dünyasını somutlaştırarak seyircinin onlarla kalbi bir bağ kurmasına olanak tanımaktadır. Bu iki cümlede ifade edilenlerin anlamca doğru bir biçimde birleştirilmiş hâli aşağıdakilerden hangisi değerindedir?

    • A) Yapıtta karakterlerin iç dünyasını ışık, renk ve kamera kadrajlarını kullanarak yansıtan ve bu yolla seyircinin kahramanlarla kalbi bağ kurmasını sağlayan yönetmen; alışılagelmiş anlatı şablonlarının ötesine geçerek karakterlerin ruhsal derinliğini odağa alan bir sinema dili geliştirmiştir.
    • B) Yapıtta kullanılan ışık, renk ve kamera kadrajları sayesinde hem karakterlerin ruhsal derinliğini ön plana çıkaran bir sinema dilini yakalayan hem de kahramanların iç dünyasını yansıtan yönetmen; seyircinin empati kurmasını kolaylaştırmıştır.
    • C) Yapıtta izleyicinin karakterlerle kalbi bağ kurmasını amaçlayan yönetmen; bunun için geleneksel anlatı şablonlarından vazgeçtiği gibi ışık, renk ve kamera kadrajlarını kullanarak karakterlerin iç dünyasını yansıtan ve ruhsal derinliği ön plana çıkaran bir sinematografi benimsemiştir.
    • D) Yapıtta karakterlerin ruhsal derinliğini ön plana çıkarması, kahramanların iç dünyasını yansıtan bir görsellik sunması, seyircinin karakterlerle duygusal bağ kurmasına imkan tanıması yönetmenin klasik kalıpları aşmasını sağlamıştır.
    • E) Yapıtta kullandığı ışık, renk ve kadrajlarla geleneksel anlatı şablonlarını aşmayı başaran yönetmen; karakterlerin ruhsal derinliğini ön plana çıkaran ve iç dünyasını yansıtan bir görsellik sunarak duygusal bağı güçlendirmektedir.

    I. ve II. cümlelerdeki tüm anlam unsurlarını eksiksiz ve doğru bir şekilde birleştiren seçenek A'dır. Yönetmenin geleneksel kalıpları aşması, ruhsal (psikolojik) derinliği ön plana çıkarması ve teknik ögelerle (ışık, renk, kadraj) izleyiciyle kurulan duygusal/kalbi bağı sağlaması A seçeneğinde tam olarak bir araya getirilmiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.

  20. 20. Alacakaranlık gittikçe koyulaştı. Arkalarında, aşağıdaki ağaçların arasında bir sis, vadinin soluk sınırları üzerine serildi. Yıldızlar belirmesine karşın gökyüzü berraktı. Yükselmekte olan ay batıya doğru ilerliyordu. Kayalık tepelerin etekleri gölgeler nedeniyle simsiyahtı. İzleri takip etmek artık çok zor olduğundan hızları azalmıştı. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden faydalanılmıştır?

    • A) Öyküleme – karşılaştırma
    • B) Betimleme – öyküleme
    • C) Karşılaştırma – betimleme
    • D) Tartışma – açıklama
    • E) Benzetme – tartışma

    Parçada bir zaman akışı içinde hareket eden kişilerin izleri takip etmesi, havanın kararması ve yavaşlamaları anlatıldığı için 'öyküleme' yapılmıştır. Aynı zamanda alacakaranlığın çökmesi, sisin vadiye serilmesi, tepelerin eteklerinin siyahlığı gibi görsel ögelerle kelimelerle resim çizme amacı güdüldüğü için 'betimleme' kullanılmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.