Altın Test 45
Altın Test 45
Cumhuriyet Dönemi'nin hececi şairleri dil tartışmalarına aktif olarak katılmış ve dilimizin sadeleştirilmesi için gerekli olduğunu savunmuşlardır. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
1. Cumhuriyet Dönemi'nin hececi şairleri dil tartışmalarına aktif olarak katılmış ve dilimizin sadeleştirilmesi için gerekli olduğunu savunmuşlardır. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
- A) Tamlanan eksikliği
- B) Çatı uyumsuzluğu
- C) İyelik ekinin gereksiz kullanımı
- D) Tamlayan eksikliği ✓
- E) Özne-yüklem uyumsuzluğu
Cümlede ikinci yargıda geçen 'gerekli olduğunu' ifadesinin başına bir tamlayan getirilmelidir ('ve bu çalışmaların dilimizin sadeleştirilmesi için...'). Tamlayan öğesi ('bu çalışmaların') cümlede yer almadığı için anlatım bozukluğu meydana gelmiştir. Doğru cevap D seçeneğidir.
2. Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde sıfat-fiil adlaşmış biçimde kullanılmamıştır?
- A) Minareyi çalan kılıfını hazırlar.
- B) Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.
- C) Akacak kan damarda durmaz. ✓
- D) Az veren candan, çok veren maldan.
- E) Sel ile gelen yel ile gider.
C seçeneğinde “akacak” sözcüğü “kan” adını niteleyen sıfat-fiildir; adın yerini tutmadığı için adlaşmamıştır. Diğer seçeneklerde “çalan, bekleyen, veren, gelen” gibi sıfat-fiiller adlaşmıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.
3. Şirin, ahşap, tek katlı bir bağ evinde yaşıyorduk. Evimizin odaları öğleden sonraya kadar _Güneş'le_ (I) aydınlanırdı. Odalar _akşam üstü_ (II) soğuyunca klimayı çalıştırırdık. Bahçedeki küçük havuzda yüzen _kılkuyruğu_ (III) izler, pencereye konan kuşları dinlerdik. Şimdi o güzel evin yerinde büyük bir _gökdelen_ (IV) yükseliyor. Onu görüp hüzünlenmek istemediğim için _Atatürk Caddesi'nden_ (V) geçmiyorum. Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin yazımı _yanlıştır_?
- A) I
- B) II ✓
- C) III
- D) IV
- E) V
II numaralı 'akşam üstü' sözcüğünün yazımı yanlıştır. Türkçede 'alt, üst, üzeri' sözcükleriyle kurulan birleşik kelimeler eğer somut olarak yer bildirmiyorsa (akşamüstü, ayaküstü, bilinçaltı vb.) her zaman bitişik yazılmalıdır. Kelimenin ayrı yazılması yazım hatası oluşturmuştur. Doğru cevap B seçeneğidir.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisi öge sayısı bakımından diğerlerinden farklıdır?
- A) Karamsarlığa kapılmanın hiç kimseye faydası yoktur. ✓
- B) Genç yazarı büyük bir coşkuyla karşıladılar.
- C) Gemiler fırtınanın ardından limana yanaştı.
- D) Öğretmenimiz hepimizi hemen odasına çağırdı.
- E) Çocuklar parkta neşeyle koşturuyordu.
A seçeneğindeki 'Karamsarlığa kapılmanın hiç kimseye faydası yoktur' cümlesinde 'yoktur' yüklem, 'Karamsarlığa kapılmanın hiç kimseye faydası' ise öznedir (2 ögeli). Diğer seçeneklerdeki cümleler ise daha fazla sayıda ögeden oluşmaktadır (örn: B seçeneği 'Genç yazarı' [nesne] 'büyük bir coşkuyla' [zarf tümleci] 'karşıladılar' [yüklem] olmak üzere 3 ögelidir). Doğru cevap A seçeneğidir.
5. Atasözlerinin dile yansımış değerler olarak hangi atalardan ve kimlerden kaldığı, aradan yüzlerce ve binlerce yıl geçmiş olması dolayısıyla, bilinmemekte ise de şaşmaz yaşam tecrübelerinin imbikten süzülmüş birer değerler sistemi niteliği taşıması dolayısıyla, bunlardan her biri kural niteliğindeki söz kalıbı durumundadır. Bu söz kalıpları bizler için hem dilimizi süsleyen, ona berraklık kazandıran bir öğüt hem de günlük yaşamımızda her zaman yararlanabileceğimiz bir düstur niteliğindedir. Ak akçe kara gün içindir; akıl akıldan üstündür; bal bal demekle ağız tatlanmaz; baş ağır, kulak sağır gerek; can çıkmayınca huy çıkmaz; çalma elin kapısını, çalarlar kapını; çobansız koyunu kurt kapar; keskin sirke küpüne zarar; güvenme varlığa, düşersin darlığa; güneş balçıkla sıvanmaz vb. örnekler, artık onu kullananlar için birer hayat kuralı durumuna gelmiştir. Bunlar, atalarımız kanalıyla kamuya aktarılmış ortak değerlerdir. Bu parçada atasözleriyle ilgili asıl vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) İnsanlığın hayat hikâyesinin bir özeti olarak kabul edilebileceği
- B) Sosyal hayatı düzenleyen ve toplumun geneline mal olan sözler olduğu ✓
- C) Dile zenginlik katan bir işlevinin bulunduğu
- D) Her kültürde görülen ulusal bir değer olduğu
- E) İnsanlara yol gösterici ve öğüt verici yönünün dikkate alınması gerektiği
Parçada atasözlerinin ortak tecrübelerden süzülen, toplumca benimsenmiş ve günlük yaşamı yönlendiren söz kalıpları olduğu vurgulanır. Bu ana düşünce B seçeneğinde verilmiştir. Doğru cevap B seçeneğidir.
6. (I) Her Karadeniz yaylasında olduğu gibi Hemşin yaylalarında da yılın bu zamanları sevinçli telaşlar yaşanıyor. (II) Bir ninni gibi vadilere dağılan tulum sesi, gurbetçi Hemşinlileri uzaklardan buraya çağırıyor. (III) Çamlıhemşin’de yayla zamanıdır diye… (IV) Herkes, yüksek dağlarda özgürce dolaşmanın huzurunu yaşıyor şimdi. (V) Sadece insanlar değil; çiçekler, hayvanlar, böcekler de bu çağrıya kulak veriyor. Bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi _yanlıştır_?
- A) IV. cümlede, farklı türden belirteçler kullanılmıştır.
- B) III. cümlede, niteleme sıfatı vardır. ✓
- C) I. cümlede özel ve tür isimleri vardır.
- D) II. cümlede adlaşmış sıfata yer verilmiştir.
- E) V. cümlede, edat ve bağlaç vardır.
III. cümlede ('Çamlıhemşin’de yayla zamanıdır diye…') herhangi bir niteleme sıfatı bulunmamaktadır. Diğer cümlelerdeki dil bilgisi tespitleri doğrudur.
7. Çok başarılı bir roman. (I) Dili son derece güzel, pürüzsüz. (II) Cümleler kısa ve yalındır. (III) Yazar her şeyin dilde başlayıp dilde bittiğini çok iyi kavramış. (IV) Hiçbir bölümde anlaşılamayan bir yön yok. (V) Tiplemeler de oldukça canlı. Yukarıdaki numaralandırılmış cümlelerin hangisinin yerine “Söylenenler apaçık” cümlesi getirilirse parçanın anlamında daralma olmaz?
- A) I
- B) II
- C) III
- D) IV ✓
- E) V
IV numaralı cümlede yer alan 'Hiçbir bölümde anlaşılamayan bir yön yok' ifadesi, romanın dilinin ve anlatımının son derece anlaşılır, net ve belirsizlikten uzak olduğunu ifade eder. Bu cümle yerine 'Söylenenler apaçık' (yani açıklık ilkesi) getirildiğinde anlamda hiçbir daralma veya kayıp yaşanmaz. Doğru cevap D seçeneğidir.
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru, özneyi buldurmaya yöneliktir?
- A) Toplantıya gecikenlerin listesini müdüre kim teslim etmiş?
- B) Bu güzel tabloyu resim öğretmenimiz mi yapmış? ✓
- C) Dün akşam kütüphaneden hangi kitabı aldın?
- D) Akşamki maç için biletleri nereden temin ettiniz?
- E) Bahçede saatlerdir neyi arıyorsunuz?
Soru cümlelerinde 'mi' soru edatı hangi ögeden sonra gelirse soru o ögeyi buldurmaya yöneliktir. B seçeneğinde 'mi' edatı cümlenin öznesi olan 'resim öğretmenimiz' ifadesinden hemen sonra gelmiştir. Bu nedenle soru özneyi buldurmaya yöneliktir. Doğru cevap B seçeneğidir.
9. İlkin onun çocuk gözlerine baktım. Aşağıdaki dizelerden hangisi çatı bakımından bu dizenin yüklemiyle _özdeştir_?
- A) Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel olduğunu
- B) Aynen senin duyduklarını söyler kalbim
- C) Gözlerimizden atmışız düşmanca yaşları
- D) Dimdik ayakta duruyoruz biraz mahzun ✓
- E) Ömrümde görmedim böyle bir gün.
Verilen dizenin yüklemi olan 'baktım' fiili etken ve geçişsizdir. E seçeneğindeki 'duruyoruz' (durmak) fiili de etken ve geçişsiz olduğu için çatı yönüyle özdeştir. Diğer seçeneklerdeki fiiller ise geçişlidir.
10. Satranç tahtasının başında henüz tek bir hamle yapılmamışken hiçbir alternatif veya varyasyon yoktur, her şey son derece durağandır. Bir karar vermek zorunda değilsinizdir çünkü henüz süreç başlamamıştır. Taşlar sessizce dizildikleri yerde beklemektedir. İlk piyonu sürdüğünüz ya da bir atı hareket ettirdiğiniz andan itibaren ise önünüzde devasa bir olasılıklar evreni açılır. Nitekim ilk altı hamle tamamlandığında 9 milyon, sekiz hamleden sonra ise 288 milyar farklı oyun seçeneği doğar. Bu yönüyle satrancın yolları, evrende var olan atom sayısından daha fazladır. Hayat da tam olarak böyledir. Aşağıdaki düşüncelerden hangisi bu parçanın yazarına ait bir düşünce _olamaz_?
- A) Yaşadıkça yeni olasılıklar ve seçenekler ortaya çıkar.
- B) Hayatı yaşamanın tek bir yolu değil, pek çok yolu vardır.
- C) Yaşamda yapılan bir tercih, diğer tercihlerden vazgeçmeyi zorunlu kılar. ✓
- D) Yaşam yolunda her zaman yeni bir rota oluşturma imkânı vardır.
- E) Hayat, ilerledikçe yeni yol sapaklarıyla karşılaştığımız bir yolculuktur.
Parçada, satrançta hamleler yapıldıkça olasılıkların geometrik olarak arttığı ve hayatın da bu şekilde ilerledikçe yeni yollar sunduğu anlatılmıştır. Dolayısıyla yaşamın tek bir yolu olmadığı (B), yeni rotalar çizilebileceği (D) ve hayatın sürekli yeni olasılıklarla dolu bir yolculuk olduğu (E) yazarın düşüncesidir. Ancak parçada, yaşamdaki bir tercihin diğer tüm seçeneklerden vazgeçmeyi 'zorunlu kıldığına' dair bir sınırlama veya karamsarlık yer almamaktadır; aksine sürekli genişleyen olasılıklar vurgulanmıştır. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.
11. I. Çocukların erken yaşta dijital oyunlarla tanışması, analitik düşünme, problem çözme ve el-göz koordinasyonu gibi becerilerin gelişimini hızlandırmaktadır. Hatta 3 yaş öncesinde doğru tasarlanmış eğitici içeriklerle karşılaşan bebeklerin zihinsel gelişimlerinde belirgin bir artış gözlenmektedir. II. Günümüz teknoloji çağında çocuklarının akranlarından geri kalmamasını isteyen ebeveynler, onları bebeklikten itibaren tablet ve telefon ekranlarıyla buluşturmaktadır. Ancak bu durum, çocukların sosyal gelişimlerinin ket vurulması ve dikkat dağınıklığı gibi ciddi psikolojik sorunlarla karşılaşmalarına yol açmaktadır. Bu iki parçayla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi söylenebilir?
- A) Farklı görüşlerin aslında birbirini desteklediğini göstermektedirler.
- B) İki farklı konuya ilişkin ortak bir görüş olduğunu vurgulamaktadırlar.
- C) Aynı olguyu farklı yönleriyle değerlendirip ele almaktadırlar. ✓
- D) Aynı düşünceyi pekiştirmeye yönelik farklı örnekler sunmaktadırlar.
- E) Farklı üsluplar kullansalar da konuyu benzer nedenlerle açıklamaktadırlar.
Her iki metin de 'çocukların erken yaşta dijital ekranlarla/oyunlarla tanışması' olgusunu (aynı olgu) ele almaktadır. I. parça bu olgunun zihinsel ve analitik becerilere katkı sağlayan olumlu yönüne, II. parça ise sosyal ve gelişimsel açıdan yarattığı olumsuz zararlara (farklı yönlerine) odaklanmıştır. Bu nedenle C seçeneği doğrudur.
12. Ben, doğası gereği evine düşkün biriyim ve içsel sorgulamalarımın büyük kısmını kapalı odalarda yaşarım. Dağlar, geniş kırlar, uzun yolculuklar ya da hareketli maceralar bana göre değildir. Çocukluğumdan beri dış dünyada kendimi tam anlamıyla huzurlu ve güvende hissetmedim. Zaten eğer içim rahat olsaydı, oturup yazma ve çizme ihtiyacı hissetmezdim. Yaşadığım toplumda kendimi her zaman bir yabancı, bir sürgün gibi gördüm. Hâlâ da içinde bulunduğum çevreyle mükemmel bağlar kurabilmiş değilim. Yaşamımı sadece kendi yazdıklarımla, kütüphanemdeki kitaplarla ve o kitapların yazarlarıyla paylaşıyorum. Bu parçanın yazarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?
- A) İçinde yaşadığı topluma karşı aidiyet duygusu oldukça zayıftır.
- B) Kendi sınırlarını çizdiği güvenli alanın dışına çıkmaktan kaçınır.
- C) Edebi dünyayı dış dünyanın huzursuzluğuna karşı bir sığınak olarak görür.
- D) İçe dönük, tedirginlikleri ve huzursuzlukları olan bir karakter yapısındadır.
- E) Zihnindeki hayalleri kağıda dökerek nihai bir iç huzura erdiğine inanmaktadır. ✓
Yazar, 'Zaten eğer içim rahat olsaydı, oturup yazma ve çizme ihtiyacı hissetmezdim.' diyerek yazma eyleminin altında yatan asıl sebebin huzursuzluk/tedirginlik olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla yazarak 'nihai bir iç huzura erdiği' iddiası metinden çıkarılamaz, yazarın felsefesiyle çelişir. Doğru cevap E seçeneğidir.
13. Çocukluğumun en tatlı anıları (I) o yüksek dağlar (II) yeşil yaylalar (III) coşkuyla akan dereler (IV) gökyüzünde uçuşan kartallardı. Ama asıl unutamadığım şey, doğanın o derin huzuruydu. Çimenlerin üzerine uzanıp berrak gökyüzünü izlerdim. Sarkıtlardan süzülen su damlaları (V) adeta doğanın sesini fısıldardı bana. Bu parçada numaralanmış yerlerden hangisine diğerlerinden farklı bir noktalama işareti getirilmelidir?
- A) I ✓
- B) II
- C) III
- D) IV
- E) V
I numaralı yere cümlenin yüklemi ('kartallardı') sona geldiği ve özneden sonra gelen eş görevli kelimeler sıralanmaya başladığı için farklı bir noktalama getirilmelidir. II, III ve IV numaralı yerler eş görevli tamlamaları ayırdığı için virgül (,) almalıdır. V numaralı yer ise yüklemle birleşen bir sıfat-fiil grubu olduğu için herhangi bir işaret almamalıdır. Dolayısıyla I numaralı yer farklı olmalıdır. Doğru cevap A seçeneğidir.
14. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde hem yapım hem çekim eki almış bir sözcük vardır?
- A) Bir lamba yanıyor hafif ve sarı.
- B) Turnalar yuvalarını hemen terk etmez.
- C) Bir ruhun gölgesi saklı göklerde.
- D) Yosun kokusu bile yabancı geliyor bize. ✓
- E) Çimenler, sapsarı papatyalarla dolmuştu.
D seçeneğinde 'yabancı' sözcüğü yapım ekiyle türemiştir ve cümlede yönelme eki alan 'bize' sözcüğüyle birlikte çekimli yapı içinde kullanılmıştır. Doğru seçenek D'dir.
15. Aşağıdaki dizelerin hangisinde ek eylemin şart çekimi kullanılmıştır?
- A) Gövdeler , varsa gönüllerden alır cevherini Yürek olmazsa bilekler çekemez hançerini ✓
- B) Ben her akşam dolaşırdım bu yeşil sahilde Aşinalar gibi karşımda gülümserdi sular
- C) Kayalıklarda gördüm seni, bir sisli günde Fırtınadan saçların çözülmüş bir demetti
- D) Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi
- E) Anlattı erenler: Bir bahar değil Âşığın ömründe bin bahar varmış
A seçeneğinde “varsa” ve “olmazsa” sözcüklerinde ek eylemin şart çekimi kullanılmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
16. Sıklıkla dile getirilen bir söz vardır: 'Benim hayatım roman.' diye. Gerçek yaşamda kimin hayatı tek başına bir romana dönüşebilir ki? Tabii ki bir romancı, en iyi bildiği yaşantılardan faydalanarak roman gerçeğine ulaşır. Belirli bir olayı ya da bir gerçekliği sunabilmek için kendi gibi olan insanların gerçeğinden hareket eder. Ancak yazar, hayatı olduğu gibi yansıtmaz; onu kendince değiştirir ve kendine has bu gerçeği, roman sanatı olarak ortaya koyar. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisidir?
- A) Roman, yaşananların yansıdığı bir aynadır.
- B) Roman, yaşananların yorumlanmasıyla oluşturulan bir yazın türüdür. ✓
- C) Romanda anlatılanlar yaşanabilir nitelikte olmalıdır.
- D) Bir kişinin yaşamı tek başına roman olmaz.
- E) Roman yazmak için yazar, bazı olayları yaşamalıdır.
Parçada, gerçek yaşamın olduğu gibi aktarılmasıyla roman oluşturulamayacağı, yazarın yaşam gerçekliğini alıp onu kendi potasında değiştirerek ve yorumlayarak 'roman gerçeği' haline getirdiği vurgulanmaktadır. Dolayısıyla roman, yaşananların yorumlanıp dönüştürülmesiyle oluşturulan bir türdür. Doğru cevap B seçeneğidir.
17. Son yıllarda gerçekleştirilen bir çalışmada, beynin motivasyon ve haz süreçlerinde rol oynayan striyatum adlı bölgesinin aynı zamanda uyku hâlini ---- kanıtlandı. Bu bulgu, rutin işler yapmak veya monoton ortamlarda bulunmak gibi dışsal uyarıcı yoğunluğunun ---- seyrettiği, yani monotonluğun hâkim olduğu anlarda niçin uykumuzun geldiğini anlamamızı kolaylaştırıyor. Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?
- A) tetiklediği - düşük ✓
- B) geciktirdiği - yüksek
- C) engellediği - dengesiz
- D) böldüğü - fazla
- E) durdurduğu - değişken
Parçadaki anlam akışına göre, beynin motivasyonla ilgili bölgesinin aynı zamanda uyku durumunu 'tetiklediği' (uyardığı) bulunmuştur. Bu sayede dış uyaranların 'düşük' (yetersiz) olduğu sıkıcı durumlarda uykumuzun gelmesi açıklanabilmektedir. Dolayısıyla boşluklara sırasıyla 'tetiklediği - düşük' kelimeleri getirilmelidir. Doğru cevap A seçeneğidir.
18. Psikoloji literatüründe 'nomofobi' olarak adlandırılan cep telefonu yoksunluğu korkusunda; saplantılı ve dürtüsel bir davranış modeli hakimdir. Genellikle gereksiz yere ve kontrol dışı bir biçimde sürekli telefonu kontrol etme arzusu, telefondan uzak kalma endişesi ve cihazla aşırı zaman geçirme şeklinde kendini gösterir. Birey genellikle yalnız, sıkılmış veya kaygılı hissettiğinde telefonuna sarılır; sosyal medyada gezinirken geçici bir rahatlama ve keyif yaşarken, telefondan uzak kaldığında ise yoğun bir panik ve gerginlik hissetmeye başlar. Bir süre sonra bu aşırı teknoloji kullanımı, kişinin iş ve sosyal yaşamında ciddi aksamalara yol açarak kurtulması zor, kronik bir kısır döngüye dönüşür. Bu parçada “nomofobi” rahatsızlığıyla ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmiştir?
- A) Fiziksel sağlık üzerinde kalıcı hasarlar bıraktığına
- B) Toplumda diğer psikolojik rahatsızlıklardan daha yaygın olduğuna
- C) Tedavisi için mutlaka klinik bir terapi sürecinin şart olduğuna
- D) Bireyin iradesini yitirerek yaşamını olumsuz etkileyen davranışlara yöneldiğine ✓
- E) İnternet altyapısının gelişmesiyle birlikte her yaş grubunda görüldüğüne
Parçada nomofobinin bireyde dürtüsel ve 'kontrol dışı' (otokontrolünü kaybetmiş) cep telefonu kullanma arzusu yarattığı, telefondan uzak kalamadığı ve bu durumun zamanla kişinin hayatında problemlere/kısır döngülere yol açtığı açıklanmıştır. Bu da D seçeneğinde verilen yargıyı doğrudan karşılamaktadır. Doğru cevap D seçeneğidir.
19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinin sonuna ünlem işareti getirilemez?
- A) Bizi diğer durakta indirirsiniz ✓
- B) Ne güzel bir kitap bu böyle
- C) Artık aklını başına al
- D) Sözlerine dikkat et benimle konuşurken
- E) Haddini aşmaya başladın
A seçeneği sıradan bir rica/bildirme cümlesidir; belirgin bir duygu, uyarı ya da seslenme yoktur. Diğer seçenekler ünlem işareti alabilecek vurgu taşır. Doğru cevap A seçeneğidir.
20. Aşağıdaki cümlelerden hangisi, yanında ayraç içinde belirtilen anlatım bozukluğu türüyle _ilişkilendirilemez_?
- A) Ben diyeyim iki, siz deyin üç ay sonra projeyi bitiriyoruz. (Tamlanan eksikliği)
- B) Sporcuların antrenman sahası yoktu, bu yüzden parkta çalışıyorlardı. (Özne eksikliği)
- C) Öğrencilerle tek tek görüşüp karne vermelisiniz. (Dolaylı tümleç eksikliği)
- D) Çok çalışılıp sınava iyi hazırlanırsan derece yapabilirsin. (Çatı uyumsuzluğu)
- E) Biz ve arkadaşlarım dün akşam sinemaya gitmiştim. (Yüklem eksikliği) ✓
E seçeneğindeki cümlede 'Biz ve arkadaşlarım' çoğul öznesine karşılık yüklem birinci tekil şahısla ('gitmiştim') çekimlenmiştir. Bu durum yüklem eksikliği değil, özne-yüklem uyumsuzluğudur. Cümlenin yüklemi 'gitmiştik' olmalıdır. Dolayısıyla ayraç içindeki açıklamayla eşleşmez. Doğru cevap E seçeneğidir.