Altın Test 31
Altın Test 31
Mark Twain “_Kıyaslamak_, (I) mutluluğun katilidir.” _diyerek_ (II) tek bir sözle _özetlemiş_ (III) aslında her şeyi. Her zaman bizden daha rahat koşullara, daha kusursuz bir yaşama sahip birileri bulunacaktır. Bunun sonu yoktur ama bu karşılaştırmanın kesinlikle bir sınırı olmalıdır. Aksi halde huzurumuzun katilinin kendimiz _olduğunu_ (IV) fark etmeden kaygılı, öfkeli ve mutsuz _geçecek_ (V) tüm ömrümüz. Bu parçada numaralanmış sözcüklerin hangileri fiilimsi _değildir_?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
1. Mark Twain “_Kıyaslamak_, (I) mutluluğun katilidir.” _diyerek_ (II) tek bir sözle _özetlemiş_ (III) aslında her şeyi. Her zaman bizden daha rahat koşullara, daha kusursuz bir yaşama sahip birileri bulunacaktır. Bunun sonu yoktur ama bu karşılaştırmanın kesinlikle bir sınırı olmalıdır. Aksi halde huzurumuzun katilinin kendimiz _olduğunu_ (IV) fark etmeden kaygılı, öfkeli ve mutsuz _geçecek_ (V) tüm ömrümüz. Bu parçada numaralanmış sözcüklerin hangileri fiilimsi _değildir_?
- A) I ve II
- B) I ve V
- C) II ve IV
- D) III ve IV
- E) III ve V ✓
Parçadaki numaralandırılmış sözcüklerden 'Kıyaslamak' isim-fiil (I), 'diyerek' zarf-fiil (II) ve 'olduğunu' sıfat-fiildir (IV). 'özetlemiş' (III) ve 'geçecek' (V) sözcükleri ise çekimli fiildir (cümlelerin yüklemleridir), dolayısıyla fiilimsi değildir. Doğru cevap E seçeneğidir.
2. Bin cefalar etsen almam üstüme Gayet şirin geldi dillerin dostum Varıp yâd ellere meyil verirsen Kış olan bağlana yolların dostum Bu dörtlükte kaç yerde ulama söz konusudur?
- A) 2
- B) 3
- C) 4
- D) 5 ✓
- E) 6
Dörtlükte sırasıyla; 'cefalar etsen' (r-e), 'etsen almam' (n-a), 'almam üstüme' (m-ü), 'yâd ellere' (d-e) ve 'Kış olan' (ş-o) olmak üzere toplam 5 yerde ulama vardır. Doğru cevap D seçeneğidir.
3. “Haldun Taner’in tiyatrolarında - - -” sözü aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanırsa cümle üslupla ilgili olur?
- A) hayat okulundan manzaralar serilir okurun ve seyredenin önüne.
- B) varoluşsal sorunların yol açtığı girdaplardan kurtulmaya çalışan yaşamları görürsünüz.
- C) keskin bir ironiyle karışık ince nükteler belli eder kendisini.
- D) kullanılan sözcüklerin ruhunuzda çok farklı çağrışımlar oluşturduğuna şahit olursunuz. ✓
- E) toplumsal mizahla toplumsal eleştirinin birbirine geçmeden nasıl harmanlandığı şaşırtır sizi.
Üslup, sanatçının anlatış biçimiyle ilgilidir. D seçeneğinde kullanılan sözcüklerin okurda çağrışımlar oluşturması anlatım tarzını gösterir. Bu yüzden doğru cevap D seçeneğidir.
4. Selçuklu sanatı; mimari, taş ve ahşap oyma sanatları, hat sanatı, çinicilik, halıcılık gibi dallarda özgün bir tarz oluşturabilmiştir. Üstelik bunu çok zor bir dönemde, Haçlı Seferleri ve Moğol İstilası gibi sıkıntıların ortasında başarabilmiştir. Günümüzde birçok sanat dalında, özgün üslup yakalama noktasında sıkıntılar yaşıyoruz. Bunun temel sebebi, sanat anlayışımızın, medeniyetimizin ruhu ile bağlarının kopmuş olmasıdır. Medeniyetimizin ruhu; din, ilim ve sanatın bütünlüğü temeline dayanır. Hâlbuki günümüzde din, ilim ve sanat arasındaki bağlar koparılmış olduğu gibi her biri kendi içinde Batılı değer yargılarının işgali altındadır. Selçuklu örneğinde gördüğümüz üzere sanatta üslup, mutlak surette bir dünya görüşüne ve kâinat anlayışına dayanır. Bugün, çok değerli mimarlarımız, taş ve ahşap oyma ustalarımız, hattatlarımız, tezhip ve kalem işine vâkıf nakkaşlarımız var. Belki sayıları da Selçuklu hatta Âl-i Osman dönemine göre daha fazladır. Ama yine de bir Karatay Medresesi’ndeki, bir Rüstem Paşa Camii’ndeki gibi zaman ve mekânı aşan özgünlükte eserler yapılamıyor. Bu parçada, I. Medeniyet ruhunu kaybettiğimiz için ecdadın ortaya koyduğu muhteşem eserlerin dengini yapmaktan uzak kaldığımız II. Değer yargılarımızı, duruşumuzu, kültürümüzü Batılı fikir akımlarının bozucu etkilerinden yeterince koruyamadığımız III. Tarihî eserlerin geçmişi geleceğe bağlayan bir köprü olduğu gerçeğini yeni nesillere aşılamak konusunda başarılı olamadığımız durumlarının hangilerinden yakınılmaktadır?
- A) Yalnız I.
- B) Yalnız II.
- C) Yalnız III.
- D) I ve II. ✓
- E) I, II ve III.
Parçada günümüzde özgün eserler verilememesinin medeniyet ruhundan kopuş ve Batılı değerlerin etkisiyle ilişkili olduğu söylenir. III. yargıdaki tarihî eser bilincinin yeni nesillere aktarılması konusu yoktur. Doğru cevap D seçeneğidir.
5. “Hayat satranca benzer; birçok kez şah dersin ama matı bir kez yaparsın.” cümlesinden aşağıdakilerin hangisine _ulaşılamaz_?
- A) İnsan hayatı sürekli mücadelelerle geçer.
- B) Başarı, kolay ulaşılacak bir yerde değildir.
- C) İnsanın başarılı olmasında tesadüflerin de rolü vardır. ✓
- D) Başarı yolunda ufak kazalar meydana gelebilir.
- E) Başarı, ısrarla kovalanırsa en sonunda yakalanır.
Cümle başarıya ulaşmak için mücadele, sabır ve denemelerin gerektiğini düşündürür. Ancak başarının tesadüflerle elde edildiği anlamı yoktur. Bu nedenle C seçeneğine ulaşılamaz. Doğru cevap C seçeneğidir.
6. Roman, kurgusal bir emeğin ürünüdür. Doğal olarak hayatı olduğu gibi değil, yazarın hayal dünyasını yansıtır. Okuyucuda 'O kadar gerçekçi ki inandırıcılığı kalmamış.' izlenimi bırakmamalıdır roman. Bu parçada tırnak içinde verilen sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisidir?
- A) Okurların sanat yönü zayıf eserleri beğenmeleri imkansızdır.
- B) Toplumla iç içe olmak, romanlarda yaşamı anlatmak için yeterli olmaz.
- C) Romanlarda anlatılan yaşamlar, gerçek yaşamda asla görülmez.
- D) Romancılar, gerçekçiliğin dozajını ayarlayamazsa eserlerinin inandırıcılığına gölge düşürürler. ✓
- E) Roman yazarının gerçekçi olma kaygısı taşıması yanlış bir tutumdur.
Tırnak içindeki ifade, bir romanın hayatı birebir kopyalayarak aşırı gerçekçi olmaya çalışmasının, onun sanatsal inandırıcılığını ve kurgusal çekiciliğini zedeleyebileceğini anlatır. Romancı, kurgu ile gerçeklik arasındaki dengeyi (gerçekçilik dozajını) iyi kurmalıdır. Doğru cevap D seçeneğidir.
7. • Bağırsak sağlığımız için nelere dikkat etmeliyiz? • Bağırsağın “ikinci beyin” olarak adlandırılmasının nedeni nedir? • Bağırsaktaki bakteri topluluğu vücudumuzda ne kadar yer kaplar? • Bağırsak ve psikoloji arasında nasıl bir ilişki var? Aşağıdaki araştırma sonuçlarından hangisi bu sorulardan herhangi biriyle ilişkili _değildir_?
- A) Anksiyete ve depresyon yaşayan insanların bağırsaklarında ve sindirim sistemlerinde iltihaplanmaya neden olan bakteri türlerinin bulunma olasılığının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.
- B) Bağırsakta yaşayan yaklaşık 2 kg ağırlığındaki bakteri topluluğunun hacimsel olarak ortalama bir insan beyninden daha büyük olduğu saptanmıştır.
- C) Vücudumuzdaki bütün organlardan farklı olarak bağırsağın kendi başına faaliyet gösterebildiği ve beyinden emir almadan kendi kararlarını verebildiği gözlemlenmiştir.
- D) Yaş, genetik, beslenme, fiziksel aktivite gibi birçok faktörün hep birlikte bağırsaktaki bakteri topluluğunun kalitesini etkilediği belirtilmiştir. ✓
- E) Sürekli aynı besinleri tüketmek bağırsaktaki bakteri kalitesini düşürdüğünden çeşitlilik arz eden bir beslenme biçimi kazanmamız gerektiği ifade edilmiştir.
A seçeneği bağırsak-psikoloji ilişkisine; B seçeneği bakterilerin vücuttaki ağırlığına/kapladığı yere; C seçeneği bağırsağın beyinden bağımsız kararlar almasına (ikinci beyin); E seçeneği ise bağırsak sağlığı için zengin beslenme tavsiyelerine cevap vermektedir. D seçeneğindeki bağırsak kalitesini etkileyen çoklu faktörler ise yukarıdaki sorulardan hiçbirinin doğrudan karşılığı değildir. Doğru cevap D seçeneğidir.
8. Zihinsel süreçler açısından bellek, sadece verileri saklayan durağan bir arşiv kutusu değildir; aksine, sonradan edinilen tecrübelerle durmaksızın yenilenen aktif bir yapıdır. Aynı şekilde, geçmişin hatırlanması da eski kayıtların olduğu gibi ekrana yansıması değil, her anımsamada yeni baştan inşa edilmesidir. Dolayısıyla zihnimizdeki anıların taşıdığı gerçeklik, sabit bir resim karesi olmaktan ziyade sürekli yeniden kurgulanması gereken bir sinema şerididir. ----. Çünkü hafıza; bireyin anlık hislerinden ait olduğu kültürel çevreye kadar uzanan geniş ve çok boyutlu ağların tam ortasında konumlanır. Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A) Dolayısıyla bellek araştırmaları tamamen teknik verilerle sınırlandırılabilir
- B) Nitekim son bulgular, geçmişi hatırlamanın bütünüyle tesadüfi olduğunu ortaya koyar
- C) Zira hatıralar, kendilerini çevreleyen sosyal ve kişisel bağlamla birleştirildiğinde bir mana ifade eder ✓
- D) Oysa bu yeniden inşa süreci sadece derin uykuda gerçekleşen bir durumdur
- E) Ne var ki bu dinamik yapı, bireyin geçmişten ders çıkarmasını zorlaştıran bir etkendir
Parçada hafızanın dinamik yapısı, anıların her hatırlamada yeniden inşa edildiği vurgulanmaktadır. Boşluktan hemen sonra gelen 'Çünkü hafıza; bireyin duygusal durumundan kültürel bağlamına kadar...' cümlesi, öncesinde anıların bağlamsal ilişkisine değinen bir yargı gerektirir. C seçeneğindeki 'hatıraların kendilerini çevreleyen bağlamla anlam kazandığı' tezi bu akışı kusursuz tamamlar. Doğru cevap C seçeneğidir.
9. Aşağıdaki dizelerin hangisinde eylem, diğerlerinden farklı kişi ekiyle çekimlenmiştir?
- A) Söyle sevda içinde türkümüzü Aç bembeyaz bir yelken ✓
- B) Her sabah ufuklardan mavi şarkılar gelir Ve her sabah ürperir içimde yalnızlığım
- C) Yediyordu Elif kağnısını Kara geceden geceden
- D) Kaçmış uykum yabancı ormanlardan Dağlar mağaralarla ovalardan kaçmış
- E) Hey göklere duman durmuş dağlar hey Değirmenin üstü her gün yel olmaz
A seçeneğindeki “söyle” ve “aç” fiilleri ikinci tekil kişiye yöneltilmiş emir kipindedir. Diğer seçeneklerdeki eylemler üçüncü kişiyle çekimlenmiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.
10. 1970’li yıllarda bir krem deterjan markasının satış müdürü, satışları artırmak için yeni bir pazarlama yöntemi uyguladı. O güne kadar alışık olunan yöntem, bazı krem deterjan kâselerinin içine çay kaşığı konarak ürünlerin satışa sunulmasıydı. Ürün müdürünün kendi markası için geliştirdiği yeni yöntemde her kâseye basit, ucuz ama ihtiyacı karşılayan bir hediye konacak ve bu hediyeler, birbirinden farklı olacaktı. Çamaşır mandalı, saç tokası ve değişik plastik anahtarlıklar hazırlandı ve her kâseye birer tane kondu. Kâselerin üzerine “Her kâsede bir hediye, bizde boş yok.” yazıldı. Bu kampanya ayrıca televizyon ve radyo reklamlarıyla da duyuruldu. Kampanya son derece başarılı oldu ve satışlar, kısa sürede on kat arttı. Uygulamaya dört beş ay devam edildikten sonra hediye vermekten vazgeçildi ve ürünün üzerine yalnızca “İyi temizler.” sloganı yazılarak ürün satışa sunuldu. Bu değişikliğe karşın satışlar çok az gerilemişti. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi vardır?
- A) Öyküleme ✓
- B) Tartışma
- C) Tanık gösterme
- D) Tanımlama
- E) Betimleme
Metinde 1970'lerde bir satış müdürünün geliştirdiği hediye kampanyası, uygulanan yöntemler, kampanya süreci ve sonrasındaki satış sonuçları zaman sırasına dayalı olay akışı içinde (kronolojik hikaye biçiminde) anlatılmıştır. Bu anlatım tarzı klasik 'öyküleme' (hikaye etme) tekniğidir. Doğru cevap A seçeneğidir.
11. Koşullar değiştikçe insanların beklentileri, hedefleri ve alışkanlıkları farklılaşır. Ancak göz ardı edilmemesi gereken bir nokta da şudur: Temel insani erdemler ve ilkeler kalıcıdır. İnsanlığın her çağında dürüstlük, yardımseverlik, şefkat ve cesaret kendilerinde daima yer bulmuştur. Ne var ki dürüstlüğün ve şefkatin toplumsal hayattaki tezahürü değişmiştir. Bu parçada aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?
- A) Zarf
- B) Dönüşlülük zamiri
- C) İşaret zamiri
- D) Soyut ad
- E) Edat ✓
Parçada geçen 'değiştikçe' ve 'daima' sözcükleri zarf; 'kendilerinde' sözcüğü dönüşlülük zamiri ('kendi'); 'şudur' sözcüğü işaret zamiri; 'erdemler, dürüstlük, şefkat, cesaret' sözcükleri soyut addır. Parçada herhangi bir ilgeç (edat) bulunmamaktadır. Dolayısıyla doğru cevap E seçeneğidir.
12. “_Nasıl olursa olsun_ bu nadide kitabı satın alacağım.” Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili söz veya söz öbeğinin cümleye kattığı anlam _yoktur_?
- A) _Mutlaka_ bu zorlu sınavı kazanacağım.
- B) _Her hâlükârda_ bu teklifi kabul etmesini sağlayacağım.
- C) _Ne pahasına olursa olsun_ bu yeni arabayı alacağım.
- D) Kimsenin üzerinde durmadığı birkaç değerli kişiden birisi de _kesinlikle_ o idi. ✓
- E) _Nasıl olsa_ akşama doğru sizin yanınıza geleceğim.
Cümledeki 'nasıl olursa olsun' ifadesi 'kesinlikle, her hâlükârda, ne pahasına olursa olsun' anlamlarını taşır. A, B, C ve E seçeneklerindeki altı çizili sözcükler ('ne pahasına olursa olsun', 'mutlaka', 'her hâlükârda', 'kesinlikle') bu anlamları taşımaktadır. D seçeneğindeki 'nasıl olsa' ifadesi ise 'zaten, er geç, nasıl olsa gerçekleşecek' anlamında olup 'kesin kararlılık' anlamını barındırmaz. Doğru cevap D seçeneğidir.
13. Şiirde anlam yok mudur? Elbette vardır: Bir şiirin anlamı, siz o şiiri dinlerken hissettiğiniz, düşündüğünüz şeylerdir. Fakat o şiiri dinlerken hissettiğiniz, düşündüğünüz şeyleri kelimelerle anlatamazsınız. Çözümlemeye, uzun uzadıya açıklamaya gayret edersiniz; yine de bilirsiniz ki bütün söyleyecekleriniz, o şiirin asıl anlamı _değildir_. Asıl anlamın çevresinde dönüp dolaşan, onu tam olarak yansıtamayan birtakım sözlerdir. Bu parçada şiirle ilgili asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisidir?
- A) Başka dillere çevirisinin zor olduğu
- B) Herkes tarafından anlaşılamadığı
- C) Her okuyuşta okura daha fazla haz verdiği
- D) Tam olarak açıklanmasının imkânsız olduğu ✓
- E) Okuyan herkese farklı duygular uyandırdığı
Parçada, şiirin anlamının dinleyen kişinin hissettikleri olduğu fakat bu hislerin sözle tam olarak aktarılamayacağı; yapılan tüm açıklama ve çözümleme çabalarına rağmen şiirin asıl anlamının tam olarak verilemeyeceği vurgulanmıştır. Dolayısıyla şiirin tam olarak açıklanmasının imkânsız olduğu belirtilmektedir. Doğru cevap D seçeneğidir.
14. ----; tabii ki nadir ve taze deniz ürünlerinin yer aldığı tabakların bedeli daha yüksek oluyor. Sıcak oolong çayı da ücretsiz olarak masalarda bulunan musluklardan servis ediliyor. Siparişleri tükettikçe boş tabakları masadaki toplama bölmesine gönderiyorsunuz; tabak tabanındaki çipler sayesinde hesabınız anlık güncelleniyor ve her altı tabakta bir ekranda eğlenceli animasyonlar dönüyor. Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A) Tokyo'daki balık restoranlarında menüler oldukça zengindir
- B) Uzak Doğu seyahatinde suşi çeşitlerini mutlaka denemelisiniz
- C) Asyalıların sağlıklı yaşam sırrının deniz ürünleri olduğu söylenir
- D) Bazı modern suşi restoranlarında tabağın deseni, onun fiyat grubunu belirtir ✓
- E) Geleneksel restoranlarda porsiyonlar genelde çok küçük servis edilir
Boşluğun hemen sonrasında gelen 'tabii ki nadir ve taze deniz ürünlerinin yer aldığı tabakların bedeli daha yüksek oluyor' ifadesi, fiyatların tabaklar aracılığıyla gruplandırıldığına veya belirlendiğine dair bir giriş gerektirir. D seçeneğindeki 'tabağın deseni, onun fiyat grubunu belirtir' ifadesi bu anlam akışını mükemmel şekilde tamamlar. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.
15. İster okur ya da kahramanla dalga geçmekte kullanılsın ister birbirinden ilginç bilgiler vermekte, konu dışı uzatmalar (uzatı) her romancı için çekici bir anlatım ögesi _değildir_. Tam tersine özellikle çağdaş romancılar ellerinden geldiğince uzak dururlar ondan; Flaubert’in uzatı oranını sıfıra düşürmek için kendini zorladığı hissedilir. Bir Malraux’un, bir Hemingway’in yapıtlarında uzatıya pek rastlanmaz. Bir Alain Robbe-Grillet'nin uzatıya başvurması için roman anlayışını tamamen yadsıması gerekir. Bu parçada değişik yazarların örnek verilmesi aşağıdakilerin hangisini açıklamak içindir?
- A) Romanda okurla dalga geçilmemesi gerektiğini
- B) Çağdaş romancıların uzatıdan uzak durduklarını ✓
- C) Romanın bir bilgi aktarma kitabı olmadığını
- D) Her romancının ayrı bir anlatımının olduğunu
- E) Uzatının ilgi çekici bir anlatım yolu olduğunu
Parçada modern/çağdaş romancıların gereksiz uzatmalardan (konu dışı açıklamalardan) kaçındığı belirtilmiş ve bu durumu somutlaştırmak üzere Flaubert, Hemingway, Malraux ve Robbe-Grillet gibi yazarlardan örnekler sunulmuştur. Bu örnekler çağdaş romancıların uzatıdan uzak durduğunu açıklamak amacını taşır. Doğru cevap B seçeneğidir.
16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
- A) Masal; genellikle halkın yarattığı, ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa sürüp gelen, olağanüstü kişilerin başından geçen olağandışı olayları anlatan edebî türdür. ✓
- B) Sunduğu kurgusal evreni inandırıcı kılma gibi bir kaygı söz konusu değildir.
- C) Günümüzde belirli bir kişinin ortaya koyduğu yapma masallar da yazılmaktadır.
- D) Masallar, ilk oluştuklarında bir kişinin malıyken, yaygınlaştıkça yöreden yöreye, ülkeden ülkeye geçtikçe halkın ortak malı olur.
- E) Masallarda genellikle eğitici bir amaç saklıdır; masallar bu yönüyle didaktik bir nitelik taşır.
A seçeneğindeki 'ağızdan ağıza' ifadesi kalıplaşmış biçimiyle 'ağızdan ağza' şeklinde ünlü düşmesine uğratılarak yazılmalıdır. Doğru cevap A seçeneğidir.
17. Topkapı Sarayı Müzesi ile Türk Kahvesi Kültürünü Araştırma Derneği, kahvenin 500 yıllık serüvenini _ortaya koymak_ (I) (hatırlatmak) amacıyla 'Bir Taşım Keyif' isimli özel bir sergi hazırladı. Sergide pek çok kurumdan kahve kültürüne ait kıymetli yapıtlar _bir araya getiriliyor_ (II) (derleniyor). Kültür ve Turizm Bakanlığının _himayesinde_ (III) (gözetiminde) gerçekleştirilen bu sergi, _bugüne kadar_ (IV) (şimdiye değin) ülkemizde kahve üzerine açılmış en geniş kapsamlı etkinlik olma niteliğini taşıyor. Ziyaretçiler; sergide kahvenin demlenme tarzlarını, botanik niteliklerini ve saraydaki ikram geleneklerini izleyerek geniş bir _yelpazede_ (V) (çok çeşitli alanlarda) kahveyi tahlil etme şansı yakalıyor. Bu parçadaki numaralanmış sözlerden hangisinin anlamı parantez ( ) içinde verilen açıklamayla _uyuşmamaktadır_?
- A) I ✓
- B) II
- C) III
- D) IV
- E) V
I numaralı 'ortaya koymak' sözü, bir şeyi göstermek, sunmak veya sergilemek anlamına gelmektedir. Parantez içinde verilen 'hatırlatmak' sözcüğü ise bu kelimenin anlamını karşılamaz ve onunla uyuşmamaktadır. Diğer tüm numaralandırılmış sözler açıklamalarıyla anlamca uyuşmaktadır. Dolayısıyla doğru cevap A seçeneğidir.
18. Yüksek bir tepeden Karadeniz’in hırçın dalgalarını selamlayan Kıyıköy; yemyeşil ormanları, masmavi denizi ve tertemiz havasıyla insanların ilgisini çekiyor. Daracık sokaklarıyla Karadeniz’in deli dalgalarına tepeden mağrur bakışlar atan bu şirin köyde akıp giden zamanı hücrelerinizde hissediyorsunuz. Teknelerin motor seslerine, kuşların cıvıltısına belki de en çok, dalgaların sesine hemen kaptırıveriyorsunuz kendinizi. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?
- A) Kişileştirmeden yararlanılmıştır.
- B) Niteleyici sözcüklere yer verilmiştir.
- C) Tartışmacı anlatıma başvurulmuştur. ✓
- D) Pekiştirilmiş kelimeler kullanılmıştır.
- E) İzlenimlere yer verilmiştir.
Parça tamamen betimleyici ve açıklayıcı ögelerle kurulmuş, öznel izlenimler aktarılmıştır. Yazar okuyucuyla bir konuyu tartışmaya girmemiş veya herhangi bir tezi çürütmeye çalışmamıştır. Dolayısıyla tartışmacı anlatıma başvurulduğu söylenemez. Doğru cevap C seçeneğidir.
19. Benim de ölçülü uyaklı şiirlerim var, ama ben şiiri belirli kalıplar içinde dile getirilmiş sözler olarak görmem, önemli olan şiirimi okuduğunda, yüreğinin telinin titrediğinin hissetsin insanlar. Bu cümleye göre bu sözleri söyleyen şairin en belirgin özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Şiirde, biçimle içeriği kaynaştırmaya özen gösterme
- B) Duygusallığı, şiirin en önemli ögesi olarak görme ✓
- C) Şiirde, yerleşik kuralların dışına çıkarak özgünlüğü yakalama
- D) Şiirleriyle okura mesaj verme kaygısı taşıma
- E) Şiirlerini serbest bir anlayışla oluşturma
Şair, şiirin belirli kalıplardan çok okurun yüreğinde duygu uyandırmasını önemsemektedir. Bu nedenle duygusallığı şiirin temel ögesi olarak görmektedir.
20. (I) Uzun bir aradan sonra geçen gün kütüphaneye koştum. (II) Kitabımı alıp çalışma salonuna girerken duraksadım. (III) Genç bir memur masanın sol tarafına sandalyeleri yerleştirmiş; kitapları, dergileri önündeki küçük rafa dizmişti. (IV) Beni görünce sessizce gülümseyip bir sandalye çekti, masayı gösterdi. (V) Merak içinde bir köşeye geçip kibar tavırları, güler yüzüyle hoşuma giden memurun hareketlerini izlemeye koyulmuştum. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde isim tamlamasına yer verilmiştir?
- A) I ve III
- B) I ve IV
- C) II ve III
- D) III ve V ✓
- E) IV ve V
III. cümlede 'masanın sol tarafı' (belirtili isim tamlaması) ve V. cümlede 'memurun hareketleri' (belirtili isim tamlaması) kullanılmıştır. Diğer cümlelerde isim tamlaması bulunmamaktadır. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.