Altın Test 3
Altın Test 3
Oranın sıcaklığı havasındadır Ben gidince bir şey değişmedi, biliyorum Şad olsunlar hepsi suları, alabalıkları ile O köy yine kendi rüyasındadır Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
1. Oranın sıcaklığı havasındadır Ben gidince bir şey değişmedi, biliyorum Şad olsunlar hepsi suları, alabalıkları ile O köy yine kendi rüyasındadır Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?
- A) Soru zamiri ✓
- B) İşaret zamiri
- C) Şahıs zamiri
- D) Belgisiz zamir
- E) Dönüşlülük zamiri
Dizelerde “ben” şahıs zamiri, “bir şey/hepsi” belgisiz zamir, “o” işaret zamiri, “kendi” dönüşlülük zamiri olarak kullanılmıştır. Soru zamiri yoktur. Doğru cevap A seçeneğidir.
2. Son yaptığım televizyon programında çok yıprandım. Yapılan iş harcanan enerjiyi pek karşılamıyor. Oturup bu kadar uğraşın sonunda ne elde ettiğimi düşünmeye başladım. Bir çeşit iç hesaplaşma gibiydi. İnsanlık nereye gidiyor? Neden varız? Neden çalışıyoruz? gibi sorular eskiye kıyasla daha çok düşündürmeye başladı beni. Biraz da kendimle ilgileneyim dedim. Felsefenin içinde kendimi daha rahat ve huzurlu hissetmemi sağlayacak bir şeyler bulmaya çalışıyorum. Ben bu yaşımda hayatın çalışmaktan ibaret olmadığını anlıyor, onu yeniden keşfediyor ve birçok şeyi yeni öğreniyorum ne yazık ki... Bu sözleri söyleyen kişi aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir?
- A) Gerçeklerden kaçan
- B) Kendini ve hayatı sorgulayan ✓
- C) Hayatını düş gücüyle yönlendiren
- D) Hayatın anlamsız olduğunu savunan
- E) Hayatından memnun olmayan
Konuşmacı, televizyon programının ardından 'Neden varız?', 'Neden çalışıyoruz?' gibi felsefi sorularla kendi hayatını, emeğini ve varoluşunu değerlendirdiğini, hayatın sadece çalışmaktan ibaret olmadığını fark ettiğini söylemektedir. Bu durum kendisini ve hayatı sorgulayan bir kişi olduğunu gösterir. Doğru cevap B seçeneğidir.
3. Nietzsche’nin gündelik hayatta en çok anılan sözlerinden biri “Müziksiz bir hayat hatadır.” cümlesidir. Gerçekten de profesyonel müzisyenler bir yana, sıradan bir dinleyiciyi bile başka dünyalara götüren, notaların içten vuruşuyla mutlu eden şey müziktir. İnsanın belki de ilk bulduğu, hatta iletişim aracı gibi kullandığı sanat dalı müzik olabilir. Bu yüzden müzik dinlemeyen ya da dinlemediğini söyleyen insanın hayatında bir şeylerin eksik kaldığı düşünülebilir. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmamıştır?
- A) Tanımlama
- B) Tanık gösterme
- C) Karşılaştırma
- D) Kişileştirme
- E) Örnekleme ✓
Parçada Nietzsche’nin sözüyle tanık gösterme, müziğin insan üzerindeki etkileriyle açıklama ve karşılaştırma, “notaların samimi vuruşu” gibi ifadelerle kişileştirme vardır. Ancak belirgin bir örnekleme yapılmamıştır. Doğru cevap E seçeneğidir.
4. Dış dünyadan toplanan görsel verilerdeki nesneleri doğru şekilde gruplayan yazılımlar, sürücüsüz taşıtlar için kritik öneme sahiptir. Kızılötesi ve termal görüntüleme, karanlık ortamlarda da görüş olanağı sağlar. Ancak bazen bu sistemlerle elde edilen görüntülerde sinyaller birbirine karışabilmektedir. Yakın dönemde mühendisler, öncelikle sürücüsüz araçların trafikte karşılaşabileceği farklı nesnelerin ısı yayılımlarına dair geniş bir veri tabanı oluşturdu. Ardından geliştirdikleri bir yapay zeka yazılımını bu veri tabanındaki bilgilerle eğitti. Ortaya çıkan yeni uygulama; kameraların kaydettiği termal sinyalleri analiz ederek çevredeki nesnelerin ısısını, boyutunu ve tam olarak ne olduğunu net bir biçimde ayırt edebilmektedir. Bu parçada söz edilen yapay zeka uygulamasının geliştirilme temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Sürücüsüz araçların karşısına çıkabilecek potansiyel tehlikeleri önceden yok etmek
- B) Yapay zeka sistemlerini sürücüsüz taşıtların mekanik donanımlarına entegre etmek
- C) Sürücüsüz araçların etraflarındaki nesneleri hatasız bir şekilde sınıflandırmasını sağlamak ✓
- D) Araçların gece sürüş mesafesini uzatarak otoyol güvenliğini maksimuma çıkarmak
- E) Cisimleri kimyasal özelliklerine göre ayırıp bulut sistemine aktarmak
Metnin ilk cümlesinde 'nesneleri sınıflandıran teknolojiler otonom (sürücüsüz) araçlar için önemlidir' denilerek asıl amaç ortaya konmuştur. Sonrasında yapılan çalışmalar da bu araçların nesneleri karıştırmadan tam olarak ayırt edebilmesine (doğru sınıflandırma) yöneliktir. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.
5. Bu yazarımızın en belirgin özelliği, araştırmalarında titiz davranması ve kitaplarında fuzuli bilgilere yer verilmemesidir. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Özne eksikliği
- B) Sözdizimi yanlışlığı
- C) Özne-yüklem uyuşmazlığı
- D) Anlamca çelişen sözlerin bir arada kullanılması
- E) Çatı uyuşmazlığı ✓
Cümledeki 'araştırmalarında titiz davranması' ifadesi etken çatılı bir eylemsi iken, 'kitaplarında fuzuli bilgilere yer verilmemesidir' yüklemi edilgen çatılıdır. Aynı cümle içinde etken ve edilgen çatıların bir arada kullanılması çatı uyuşmazlığına yol açarak anlatım bozukluğu yaratır. Doğru cevap E seçeneğidir.
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ama” bağlacı pekiştirme anlamı katmıştır?
- A) Mimar Sinan, güzel ama çok güzel eserler bırakmış bize. ✓
- B) Şık ama oldukça pahalı bir elbise beğendim.
- C) Sessiz ama kurnaz bir adamdı Muhtar Abdullah.
- D) Biliyorum faydası yok ama bir ümitle bekliyorum.
- E) Film çok uzun sürdü ama oldukça eğlenceliydi.
A seçeneğinde “güzel ama çok güzel” ifadesinde “ama” karşıtlık değil, pekiştirme anlamı taşır. Diğer seçeneklerde karşıtlık ya da sınırlama ilişkisi kurar. Doğru cevap A seçeneğidir.
7. Uyandığımda duvardaki saatin tik takları dışında ses yoktu. Gözüm masanın üzerindeki siyah çantayı aradı, o da yok. Demek hiçbir şey demeden, beni uyandırmadan öylece gitmiş. Dün gece okuduğum kitabı açtım, birkaç satır okudum, yine nefesim daraldı, bıraktım. Öyle boş boş yattığım yerden güneşin evin eşyaları üzerinde bıraktığı ışık oyunlarını izledim bir süre. Bu parçada aşağıdaki durum eklerinden hangisi _yoktur_?
- A) İlgi
- B) Ayrılma
- C) Yönelme ✓
- D) Belirtme
- E) Bulunma
Parçada 'duvardaki, saatin (ilgi), masanın (ilgi)', 'uyandığımda, yer-den (ayrılma)', 'çantayı, kitabı (belirtme)', 'duvarda, masanın üzerinde, yerde (bulunma)' durum ekleri yer almaktadır. Ancak isme gelerek yön bildiren ve '-e, -a' şeklinde kurulan yönelme durumu eki parçada bulunmamaktadır. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.
8. (I) Pek çok mitolojik anlatıda kendine yer bulan ve göçmen kuşlar sınıfında yer alan turna, dünyanın hemen her bölgesinde kültürel bir ögeye dönüşmüştür. (II) Japon kültüründe uzun ömrün simgesi sayılmış, bizim edebiyatımızda ise gurbet ile memleket arasında haber taşıyan bir elçi olarak kabul edilmiştir. (III) Ülkemizde en çok tanınan tür olan telli turna, ismini gözünün hemen gerisindeki ince bir tüy demetinin süzülmesinden almaktadır. (IV) Geçmişi yirmi beş milyon yıl öncesine uzanan ve bugün yeryüzünde 15 farklı türü yaşayan bu kuşların 11 türü ne yazık ki soyunun tükenmesi riski altındadır. (V) Sulak alanların kurutulması, tarımsal faaliyetlerin yaygınlaşması, göç rotaları üzerindeki enerji nakil hatları ve kuraklık gibi etkenler bu canlıların yaşamını tehdit etmektedir. Bu parçada numaralanmış cümlelerde söz edilen turna ile ilgili aşağıdakilerden hangisi _yanlıştır_?
- A) I. cümlede, dünyanın farklı yerlerinde toplumların kültürlerinde uzun süredir yer aldığına değinilmiştir.
- B) II. cümlede, bazı kültürlerde kazandığı anlamlar üzerinde durulmuştur.
- C) III. cümlede, Türkiye’de yerleşik olarak bulunan bir türünün, adını nereden aldığı belirtilmiştir. ✓
- D) IV. cümlede, varlıklarının günümüzde tehdit altında olduğundan bahsedilmiştir.
- E) E. cümlede, insana ve tabiata ait faktörlerin, varlıkları üzerindeki etkilerine değinilmiştir.
Parçadaki III. cümlede telli turnanın ismini nereden aldığı (gözünün hemen gerisindeki ince tüy demetinin süzülmesinden) açıklanmıştır ancak bu türün Türkiye'de 'yerleşik olarak' bulunduğuna dair bir bilgi verilmemiştir. Telli turnalar göçmen kuşlardır. Bu nedenle C seçeneğindeki yargı yanlıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zamirden türeyip isim olmuş bir sözcük kullanılmıştır?
- A) Bana benzemeyen beni kendisine benzetme potansiyeli taşımaktadır, derler.
- B) Anne babalarımız, milletimiz, mesleğimiz, dinimiz, beynimiz her biri kim olduğumuza dair belirli ölçülerde katkıda bulunur ama insan hiç bitmeyen bir süreç, günbegün çoğalan bir maceradır.
- C) İnsandan insana giden yolu bulmak için, beni ve onu ayıran alanda serbestçe gezinmek, benliğin sığınaklarından çıkmak gerek. ✓
- D) Birbirinize bugün değilse ne zaman yardım edeceksiniz?
- E) O artık benim kafamda olmasını istediğim şeydir, peki neden böyle yapıyorum?
'İnsandan insana giden...' cümlesinde geçen 'benliğin' sözcüğünün kökü 'ben' şahıs zamiridir. Bu sözcük, '-lik' isimden isim yapım ekini alarak 'benlik' ismine dönüşmüştür. Böylece zamirden türeyen bir isim elde edilmiştir.
10. Şehirlerin henüz geleneksel dokusunu kaybetmediği dönemlerde, sokaklarla mahalle sakinleri arasında görünmez samimi bir bağ mevcuttu. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ögelerin dizilişi bu cümleninkiyle aynıdır?
- A) Deniz kaplumbağalarının 100 milyon yıl kadar önce ortaya çıktığı varsayılmaktadır.
- B) Doğu Anadolu Bölgesi, Türkiye’nin mera hayvancılığına en uygun bölgelerinden biridir.
- C) Geleneksel mimarinin izlerini taşıyan bu yapılarda hayvanlar için yaşam alanları ayrılmıştır.
- D) Arnavut kaldırımlı sokaklar ve meyve ağaçlarıyla dolu bahçelerde kediler özgürce dolaşırdı.
- E) Nüfus ve sanayileşme oranları yükselince, devletlerin yeni doğal kaynaklar arama girişimleri hızlandı. ✓
Öncüldeki cümlenin ögeleri şöyledir: 'Şehirlerin henüz geleneksel dokusunu kaybetmediği dönemlerde' (Zaman bildiren Zarf Tümleci), 'sokaklarla mahalle sakinleri arasında görünmez samimi bir bağ' (Özne - sıfat tamlaması grubudur, bölünemez), 'mevcuttu' (Yüklem). Cümlenin öge dizilişi Zarf Tümleci - Özne - Yüklem şeklindedir. E seçeneğindeki 'Nüfus ve sanayileşme oranları yükselince' (Zarf Tümleci), 'devletlerin yeni doğal kaynaklar arama girişimleri' (Özne - isim tamlaması grubudur), 'hızlandı' (Yüklem) cümlesi de aynı dizilişe sahiptir. Dolayısıyla doğru cevap E seçeneğidir.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde virgül kaldırıldığında ilgili sözcüğün türü değişmez?
- A) Şu, evin eski sahiplerinden biri değil miydi?
- B) O, herkese hemencecik güvenip dost oluveren biridir. ✓
- C) Öteki, ağacın altına geçmiş meyve topluyordu.
- D) Bu, işi hepimizden daha kolay halledebilir.
- E) Beriki, adamı yanına çağırıp ona bir şeyler söylüyordu.
B seçeneğinde virgül kaldırılsa da “o” sözcüğü yine zamir olarak kullanılır. Diğer seçeneklerde virgül kaldırıldığında “bu, şu, öteki, beriki” gibi sözcükler bir adı niteleyen sıfat durumuna geçebilir. Doğru cevap B seçeneğidir.
12. “Peyami Safa, kullandığı eşyaları insan yerine koyarak onlara kişilik vermiştir.” Bu cümlede çekim eki almış kaç sözcük vardır?
- A) 1
- B) 2
- C) 3
- D) 4
- E) 5 ✓
Cümlede 'kullandığı, eşyaları, onlara, kişilik, vermiştir' sözcükleri çekim eki almıştır. Toplam 5 sözcükte çekim eki bulunduğu için doğru cevap E'dir.
13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “değil” sözcüğü ek eylemin olumsuzu olarak kullanılmamıştır?
- A) Kahveyi değil de çayı tercih edeceğini sanıyorum. ✓
- B) Mahallemiz maalesef eskisi gibi güzel değil.
- C) Bu kitap değil sana okumanı tavsiye ettiğim.
- D) Şiirler dostum değil artık, satırlardan kaçıyorum.
- E) İnsanların güvenini kaybetmen akıl kârı değil.
A seçeneğinde “değil” karşılaştırma/ayırma anlamı kurar; ek eylemin olumsuzu değildir. Diğer seçeneklerde isim soylu yüklemi olumsuz yapar. Doğru cevap A seçeneğidir.
14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde virgül (,) anlam karmaşasını önlemek amacıyla kullanılmıştır?
- A) Yağmurdan, soğuktan sonra bu şirin odanın sobasında ısınmak ilaç gibi gelmişti.
- B) Genç adam, istasyona yaklaştığını fark edince bavullarını aceleyle topladı.
- C) Ancak törende bir sonuca ulaşıp, yanındakinin gözlerinin içine bakarak duraksadı.
- D) Şehirde kim yalnız hissetse, kimin hayalleri yıkılsa ilk otobüsle buraya kaçardı.
- E) O, akşam saatlerinde gelen misafirleri görünce ne yapacağını şaşırıp heyecanlandı. ✓
E seçeneğinde 'O' zamirinden sonra virgül konulmaması durumunda, ifade 'O akşam saatlerinde gelen...' şeklinde okunup 'o' sözcüğü sıfat durumuna düşebilir ve bir anlam karışıklığı yaratabilirdi. Virgülün kullanılmasıyla cümlenin öznesi olan 'O' kişisi netleştirilmiş ve anlam karmaşası engellenmiştir. Doğru cevap E seçeneğidir.
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “derinlemesine incelemeden, üstünkörü bakmak” anlamını içeren bir deyim kullanılmıştır?
- A) Sergilediği bu sorumsuz davranışlarla nihayet gözümden düştü.
- B) Yoğun duman yüzünden caddede adeta göz gözü görmüyordu.
- C) Trende karşımda oturan yolcu beni uzun süre göz hapsine aldı.
- D) Sabah gazetesini henüz detaylı okumadım, sadece şöyle bir göz gezdirdim. ✓
- E) Bu kadar uzun yolu yürüyerek gitmeyi gerçekten gözün kesiyor mu?
C seçeneğinde geçen 'göz gezdirmek' deyimi, bir şeyi derinlemesine incelemeden, üstünkörü ve hızlıca okumak veya bakmak anlamına gelir. Doğru cevap D seçeneğidir.
16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birleşik sözcük vardır?
- A) Otuz iki dişten çıkan otuz iki mahalleye yayılır.
- B) İnsanların bazıları, ne yaparsa yapsın, samimiliği başaramıyor. ✓
- C) Her kişiye kulağını ver ancak pek azına sesini ver.
- D) İnsanları yargılarsan onları sevmeye zaman kalmaz.
- E) Çok dinlemek ve az konuşmak için iki kulak ve bir ağzımız vardır.
“Samimiliği” sözcüğü “samimi+lik” yapısıyla türemiştir; birleşik sözcük değildir. “Otuz iki” sayı grubu da ayrı yazılır. Soruda birleşik sözcük arandığında A seçeneğindeki yapı doğru kabul edilmiştir. Yeni sıralamada doğru cevap B seçeneğidir.
17. Sokratik düşünceye göre sevginin rehberliği insanı basamak basamak yükseltir. Bu basamaklar, sevginin birleştirici gücünü ruhunda hisseden bireyin yaşamındaki gelişim evrelerini temsil eder. Söz konusu evreler, algılanan güzellik türlerine göre çeşitlilik gösterir. Kendini sevginin rehberliğine teslim eden kişi; bu basamakları sırayla tırmanır, yolculuk boyunca saklı gerçekleri keşfeder ve nihayetinde tüm güzelliklerin ana kaynağı olan 'mutlak güzelliğe' ulaşır. Buradaki güzellik sıralaması dikey bir hiyerarşi barındırır ve kişi bu düzende adım adım ilerler. Bu parçada aşağıdakilerden hangisinin üzerinde durulmaktadır?
- A) Sevgi ve güzellik kavramlarının aşamalı gelişim süreci ✓
- B) Güzelliğin mantıksal kavranış biçimleri
- C) Sevgi ile güzellik arasındaki anlamsal yakınlık
- D) Sevgi hissinin doğuş kaynakları
- E) Sevginin toplumsal ilişkilerdeki rolü
Parçanın bütününde sevgi rehberliğindeki güzellik algısının aşamalarından, dikey hiyerarşiden ve mutlak güzelliğe giden süreçteki evrelerden bahsedilmektedir. Bu durum 'aşamalı gelişim süreci' kavramıyla özetlenir. Dolayısıyla doğru cevap A seçeneğidir.
18. Ormandaki ağaçların kendi aralarında iletişim kurduğunu, çevreyi koklayıp hissettiğini söylesem şaşırabilirsiniz. Oysa araştırmacı Peter Wohlleben, bilimsel veriler ışığında ağaçların bilinmeyen gizemli dünyasını gözler önüne seriyor. Wohlleben; ağaçların sosyal yapılarının bizden çok da farklı olmadığını, bazılarının sıkı bir topluluk bilinciyle hareket edip birbirini desteklediğini, bazılarının ise yalnız yaşamı tercih ettiğini anlatıyor. Hatta kök sistemlerindeki mantar ağları sayesinde adeta bir internet ağı kurduklarını belirtiyor. Bu sosyal dayanışmada, besine ihtiyacı olan bir ağaca diğerleri kökleri aracılığıyla hemen yardım gönderiyor. Kitabı okuduktan sonra doğaya olan bakış açınızın tamamen değişeceği kesin. Bu parçadan hareketle ağaçlarla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine _ulaşılamaz_?
- A) Çevredeki kimi fiziksel uyarıcıları hissetme becerilerinin bulunduğuna
- B) İnsan topluluklarının sosyal ilişkilerine benzer yaşam örüntüleri sergilediklerine
- C) Kendi aralarındaki biyolojik ağlar vasıtasıyla yardımlaşma gerçekleştirdiklerine
- D) Toprak altındaki kök yapıları sayesinde çeşitli öğrenme süreçlerini tecrübe ettiklerine ✓
- E) Varoluş mücadelelerini bireysel yarıştan ziyade kolektif yardımlaşmayla sürdürdüklerine
Parçada ağaçların hissetmesi (A), insanlara benzer sosyal tarzları olması (B), mantar ve kök ağlarıyla haberleşmesi (C) ve hayatta kalmak için dayanışmaları (E) vurgulanmıştır. Ancak ağaçların kökleri aracılığıyla 'farklı öğrenme süreçlerinden geçtiklerine' dair herhangi bir bilgi metinde bulunmamaktadır. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.
19. Çağdaş edebiyatın en önemli kalemlerinden birinin, 19. yüzyılın ortalarında hayalî bir Avrupa ülkesinde patlak veren madenci isyanlarını konu edindiği 'Kül Geceleri' isimli son romanı, yayımlandığı günden bu yana edebiyat çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Yapıt, odağına işçi hareketlerini ve zorlu çalışma koşullarını almış olsa da romanda yer alan siyasi güç savaşları, bireysel ihtiraslar ve sınıfsal çelişkiler esere çok boyutlu bir derinlik kazandırmıştır. Dönemin ünlü sanayicilerinden birinin şüpheli ölümü ve bu cinayetin arkasındaki sırların aralanmasıyla güçlü bir polisiye kurgu da barındıran Kül Geceleri, tarihsel figürler aracılığıyla günümüzün sosyo-politik gelişmelerine ve krizlerine göndermeler yapması yönüyle alegorik bir nitelik taşımaktadır. Romandaki bu simgesel karakterlerin ve olayların ardındaki gizemi çözmek, aslında içinde bulunduğumuz çağın toplumsal yapılarını ve güç ilişkilerini, yani günümüzün gerçekliğini kavramak anlamına gelmektedir. Bu parçaya göre Kül Geceleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A) Sürükleyici polisiye yapısıyla okuru sürekli bir merak içinde bırakır.
- B) Tarihsel belgelerle kurgusal unsurların hangisinin gerçek olduğunu araştırmaya sevk eder.
- C) Sıra dışı biçimsel denemeleri yüzünden geniş kitlelerce anlaşılması zordur.
- D) Avrupa'daki sanayi devriminin ekonomik altyapısını ayrıntılarıyla aydınlatır.
- E) Tarihî bir zemin kullanarak günümüzün toplumsal ve siyasi gerçekliklerini yansıtır. ✓
Metinde romanın tarihsel figürler üzerinden günümüzün siyasi/sosyal olaylarına gönderme yaptığı ve romandaki alegorileri çözmenin içinde yaşadığımız dönemin gerçekliğini (zamanın ruhunu) okumak anlamına geldiği belirtilmiştir. Bu durum E seçeneğini doğrulamaktadır. Doğru cevap E seçeneğidir.
20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde belirtisiz ad tamlaması bir adın sıfatı (niteleyicisi) görevinde kullanılmıştır?
- A) Bu güzel kent, medeniyet kaynağı Akdeniz'in eğlenceyi seven, coşkulu kentlerindendir. ✓
- B) Kaldığı otel odasının musluğu sürekli damlayıp duruyordu.
- C) Denizi izleyen iri yarı adamı, çok eski bir dostuna benzetti.
- D) Dört saatlik bir yolculuğun sonunda kendini bulduğu ilk otele attı.
- E) O kendinden, kendisini yalnızlığa iten karmaşık çağrışımlardan korkuyordu.
D seçeneğinde geçen 'medeniyet kaynağı' ifadesi belirtisiz isim tamlamasıdır. Bu tamlama kendisinden sonra gelen 'Akdeniz' özel ismini niteleyerek sıfat görevinde kullanılmıştır (Nasıl Akdeniz? -> medeniyet kaynağı Akdeniz). Doğru cevap A seçeneğidir.