Altın Test 26
Altın Test 26
I. İşin ilginç tarafı da şu ki bu yasak 1948 tarihli Çalışma Yasası’nda da yerini korumuş. II. Artık Japon kadınlarının maden ve tünellerde çalışmasına izin veriliyor. III. Neyse ki Japon hükûmetinin aldığı bir kararla, iş yaşamında fırsat eşitliği ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle geçtiğimiz yıl bu yasak kaldırıldı. IV. Japonya’da 19. yüzyılda, kutsal olarak görülen dağlara kadınların tırmanması yasakmış. V. Çünkü madenciler, dağ tanrıçalarının yanlarına başka kadınların gelmesini istemediklerine inanırlarmış. Yukarıda numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
1. I. İşin ilginç tarafı da şu ki bu yasak 1948 tarihli Çalışma Yasası’nda da yerini korumuş. II. Artık Japon kadınlarının maden ve tünellerde çalışmasına izin veriliyor. III. Neyse ki Japon hükûmetinin aldığı bir kararla, iş yaşamında fırsat eşitliği ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle geçtiğimiz yıl bu yasak kaldırıldı. IV. Japonya’da 19. yüzyılda, kutsal olarak görülen dağlara kadınların tırmanması yasakmış. V. Çünkü madenciler, dağ tanrıçalarının yanlarına başka kadınların gelmesini istemediklerine inanırlarmış. Yukarıda numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?
- A) I ✓
- B) II
- C) III
- D) IV
- E) V
Cümlelerin mantıklı sıralaması: IV numaralı cümle giriş cümlesidir ('Japonya'da 19. yüzyılda... yasakmış'). Ardından yasağın sebebini açıklayan V gelir ('Çünkü madenciler... inanırlarmış'). Sonra bu yasağın modern dönemde de sürdüğünü anlatan I gelir ('İşin ilginç tarafı... yerini korumuş'). Sonrasında yasağın kaldırılma kararını bildiren III ve en son güncel durumu belirten II gelir. Sıralama IV - V - I - III - II şeklinde olup baştan üçüncü cümle I numaralı cümledir. Doğru cevap A seçeneğidir.
2. Halil İnalcık’a göre tarih, bir milletin şuuru demektir. Tarihin engin havzasında oluşan bilgi, birikim ve irfanın gelecek nesillere aktarılması, kazanımların hayatla ilişki içinde tutulması bakımından tarih bilinci milletler için hayati önem taşır. Tarih bilinci; bugünü anlamak ve geleceği doğru tasarlamak için geçmişten gereğince yararlanmakla ilgilidir. Geçmişten yararlanmak, ona saplanıp kalmamayı; onu güncellenebilir bir değer olarak görmeyi de gerektirir. Tarih bilincinden söz etmeden kültürden ve medeniyetten söz etmek imkânsızdır. Bu parçada asıl üzerinde durulan aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Geçmişle gelecek arasında nasıl bağ kurulacağı
- B) Okullarda tarih dersini sevdirme yolları
- C) Tarih bilincini doğru bir şekilde kazandırmanın önemi ✓
- D) Medeniyet-tarih ilişkisi
- E) Tarihî olayların kültür ve medeniyete etkisi
Parçada tarih bilincinin milletler için hayati olduğu, geçmişten doğru biçimde yararlanmak gerektiği anlatılır. Ana vurgu tarih bilincinin doğru kazandırılmasının önemidir. Doğru cevap C seçeneğidir.
3. Kara tren homurdana homurdana istasyona yaklaştı. Yolcuların bir kısmı trenin durmasını beklemeden perona atladı. İnsan kalabalığı, görünmez bir mıknatısın çekimine kapılmış gibi akıyordu. Takım elbiseli adamlar hızla istasyon çıkışına yönelirken sarı giymiş kadınlar vagondan birer birer indi. Umman Denizi’nde tutulmuş taze balıklar, çocukların başlarındaki metal kovalarda taşınıyordu; kuyrukları üstlerini örten havlunun altından taşıyordu. Peron çıkışında bir ayakkabı boyacısı günün ilk müşterisini bekliyordu. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine yer verilmemiştir?
- A) Benzetmeye
- B) Kişileştirmeye
- C) Betimlemeye
- D) Yinelemelere
- E) Karşılaştırmaya ✓
Parçada benzetme, kişileştirme, betimleme ve “homurdana homurdana” gibi yinelemeler vardır. Ancak iki varlık ya da durum arasında belirgin bir karşılaştırma yapılmamıştır. Doğru cevap E seçeneğidir.
4. En eski yalnızlığımdır aşk benim Gitgide büyüyen karanlıklarla Ne zaman sevdiysem kavruldu tenim Bir ateşin açtığı yanıklarla Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?
- A) Cins isim
- B) Tamlayanıyla tamlananı yer değiştirmiş ad takımı
- C) Türemiş isim
- D) Soyut isim
- E) Zincirleme ad takımı ✓
Dizelerde soyut isim, türemiş isim, cins isim ve tamlayanıyla tamlananı yer değiştirmiş ad takımı bulunabilir. Zincirleme ad takımı yoktur. Yeni sıralamada doğru cevap E seçeneğidir.
5. (I) Klasik dönemde sur içi bölgesini kapsayan asıl şehir merkezinin dışında, müstakil yerleşim kabul edilen üç büyük sancak vardı: Eyüp, Galata ve Üsküdar. (II) Üsküdar; ana merkezin uzağında, Anadolu yakasında, sakin ve bağımsız bir kasaba görünümündeydi. (III) İmparatorluk idaresinde kendi yöneticisi olan ayrı bir idari birimdi. (IV) Üsküdar hudutları dahilinde bugüne ulaşan görkemli konaklar, hasbahçeler, kasırlar ve köşkü andıran yapılar mevcuttur. (V) Bunların önemli bir kısmı merkezdeki sarayların birer tamamlayıcısı niteliğindeki sayfiye yerleridir. (VI) Bu durumun şekillenmesinde Üsküdar'ın eşsiz doğasının ve rüzgara açık konumunun rolü büyüktür. Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
- A) II
- B) III
- C) IV ✓
- D) V
- E) VI
I, II ve III. cümlelerde Üsküdar'ın tarihsel konumu, yönetimsel yapısı ve idari durumu ele alınmıştır. IV. cümleden itibaren ise mimari yapıları, konakları, kasırları ve bunların coğrafi-iklimsel sebeplerine geçilmiştir. Dolayısıyla ikinci paragraf IV. cümle ile başlamalıdır. Doğru cevap C seçeneğidir.
6. Öğretmenliğe başlayınca _o_ (I), bir günlük tutar ve _bütün_ (II) maceralı hayatını bir deftere yazar. Arkadaşı da _o_ (III) defteri yıllar sonra bulur ve okur. Bu cümlelerde numaralanmış sözcüklerin türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
- A) Kişi zamiri - belgisiz sıfat - işaret sıfatı ✓
- B) İşaret sıfatı - niteleme sıfatı - işaret sıfatı
- C) Kişi zamiri - belgisiz zamir - işaret zamiri
- D) Kişi zamiri - niteleme sıfatı - işaret sıfatı
- E) İşaret zamiri - belgisiz sıfat - işaret zamiri
I numaralı 'o' sözcüğü bir kişinin yerini tuttuğu için kişi zamiridir. II numaralı 'bir' sözcüğü 'günlük' ismini belirsizlik yönüyle belirttiği için belgisiz sıfattır. III numaralı 'o' sözcüğü 'defteri' ismini işaret yoluyla belirttiği için işaret sıfatıdır. Doğru sıralama 'Kişi zamiri - belgisiz sıfat - işaret sıfatı' şeklindedir.
7. Aşağıdakilerin hangisinde zamirken aldığı ekle tür değiştirmiş bir sözcük vardır?
- A) Bir antropoloji öğrencisi Meksika köyünde kendi kendine konuşup gülen bir yaşlı adamı görür ve muhtara, yaşlı adamın muhtemelen bunadığını ve doktora götürmelerini salık verir.
- B) Muhtar, “O mu?” der gülerek, “Arada sırada meleklerle konuşur, o kadar.”
- C) Kusursuz bir özgürlüğün bizim sesimizin ve kimliğimizin yok olmasına yol açabileceğinden korkuyoruz. ✓
- D) Mutlak bağlantısı, dolayısıyla mutlak temsili de ancak onlar ile arasındaki bir ilişkidir.
- E) Dostlarım yoksul bir adamın kılığının altında kimin gizlenmiş olduğunu asla bilemezsiniz.
İlk cümlede geçen 'kimliğimizin' kelimesinin kökü 'kim' soru zamiridir. Bu zamir, yapım eki olan '-lik' ekini alarak 'kimlik' ismine (isim soylu sözcüğe) dönüşmüştür. Böylece zamirken aldığı ekle tür değiştirmiştir.
8. ---- Ancak gelişen sera teknolojisi ve alternatif enerji kaynakları sayesinde son yıllarda ülkemizde de yerel olarak yetiştirilmeye başlandı. Önceleri sadece lüks restoranlarda ve özel gurme dükkânlarında çok yüksek fiyatlarla karşılaştığımız bu egzotik otları artık semt pazarlarında, manavlarda ve hatta kurutulmuş hâlleriyle baharatçılarda görmeye başladık. Son zamanlarda üretimi o kadar arttı ki yerel market zincirlerinde bile sıradan bir ürün gibi karşımıza çıkıyor. İşin sevindirici tarafı, geçmişte tamamen dışa bağımlı olduğumuz bu tarım ürünlerinde artık çevre ülkelere ihracat yapar hâle geldik. Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A) Türkiye'de üretilen egzotik otlar, dünyanın pek çok gelişmiş ülkesine gönderiliyor.
- B) Egzotik mutfak otları yakın zamana kadar sadece uzak coğrafyalardan ithalat yoluyla temin ediliyordu. ✓
- C) Tarım verilerine göre Türkiye, sera yatırımlarında son on yılda büyük bir ivme kazandı.
- D) Tüketicilerin yabancı mutfak kültürlerine olan ilgisi yerli çiftçileri bu alana yönlendirdi.
- E) Safran, kekik, fesleğen ve köri ülkemizde sevilerek tüketilen baharatlardan sadece bazılarıdır.
Parçanın devamında gelen 'Ancak son yıllarda ülkemizde de yerel olarak yetiştirilmeye başlandı' ve 'geçmişte dışa bağımlı olduğumuz...' ifadeleri, boşluğa bu otların eskiden ithalat yoluyla temin edildiğini belirten B seçeneğinin getirilmesini zorunlu kılar. Doğru cevap B seçeneğidir.
9. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi geçişsiz bir fiil _değildir_?
- A) O konuşurken cümleleri nasıl kurduğuna dikkat edin.
- B) Niçin devrik cümle kullanmakta bu kadar ısrar ediyorsunuz?
- C) Bizim insanımız nedense konuşmasına dikkat etmez.
- D) Benim cümlelerimi dilimizin yapısına aykırı buluyorsunuz. ✓
- E) Ben dilin değişebilir kurallara sahip olduğuna inanırım.
İlk cümledeki 'buluyorsunuz' (bulmak) fiili nesne alabildiği için geçişli bir fiildir (neyi buluyorsunuz -> 'cümlelerimi'). Diğer seçeneklerdeki 'inanmak', 'ısrar etmek' ve 'dikkat etmek' fiilleri nesne alamadığı için geçişsizdir.
10. “Şirketimizin çalışanları; erkli ferli, gün görmüş geçirmiş kişilerdi.” Bu cümlede geçen “gün görmüş geçirmiş” ifadesinin yerine aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümlenin anlamı _bozulmaz_?
- A) ileri görüşlü
- B) tecrübeli, birikimi olan ✓
- C) çok sıkıntı çekmiş
- D) çok anlayışlı
- E) babacan tavırlı
Türkçede 'gün görmüş geçirmiş' deyimi, yaşam boyunca pek çok şey yaşamış, görgüsü, bilgisi ve tecrübesi artmış kişiler için kullanılır. Bu ifade 'tecrübeli, birikimi olan' kelimeleriyle birebir örtüşmektedir. Doğru cevap B seçeneğidir.
11. Toplantıda zaman yetişmediği için tüm gündem maddelerini konuşamadık. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yanlış sözcük kullanılması ✓
- B) Gereksiz sözcük kullanılması
- C) Mantık hatası
- D) Deyim yanlışlığı
- E) Anlamca çelişen ifadelerin bir arada kullanılması
Cümledeki 'zaman yetişmediği' ifadesinde sözcük yanlış anlamda kullanılmıştır. 'Yetişmek' bir yere varmak, ulaşmak anlamındadır. Zaman veya süre için 'yetişmek' değil, 'yetmek' (zaman yetmediği için) eylemi kullanılmalıdır. Doğru cevap A seçeneğidir.
12. Tarihin en büyük yıkımlarından birine yol açan ve modern çağın ilk büyük küresel salgını sayılan Asya gribi, ilk olarak 1957 yılının başlarında Çin'in Guizhou bölgesinde ortaya çıktı. Çin'in demir yolu ağlarının genişlemesi ve maden ocaklarında çalışmak üzere komşu ülkelerden gelen işçi göçlerinin yoğunlaşmasıyla hastalık tüm Güneydoğu Asya'ya taşındı. Kısa sürede küresel bir pandemi hâlini alan virüs, ticaret yolları üzerinden 1957 ilkbaharında önce Japonya ve Hindistan'a, ardından da dünyanın diğer kıtalarına yayıldı. Milyonlarca insanın yaşamını yitirmesine sebep olan Asya gribi genel olarak üç farklı dalga hâlinde yaşandı. Oldukça hafif geçen ilk dalga 1957'nin Şubat-Haziran döneminde, en ölümcül ve şiddetli ikinci dalga 1957'nin Eylül-Aralık aylarında, ilk dalgayla benzerlik gösteren üçüncü dalga ise 1958'in Ocak-Nisan aylarında etkisini hissettirmişti. Bu parçadan Asya gribi ile ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
- A) Demir yolu yatırımlarının kalitesini ve hızını olumsuz etkilediğine
- B) Yirminci yüzyılın son çeyreğinde küresel ölçekte yayıldığına
- C) İşçi hareketliliği ve ulaşım ağları vasıtasıyla çevre bölgelere taşındığına ✓
- D) Yalnızca kış mevsiminde ölümcül dalgalar yarattığına
- E) İsmini, salgının ilk tespit edildiği ülkenin coğrafi konumundan aldığına
Metinde Asya gribinin Çin'de başladıktan sonra 'demir yolu ağlarının genişlemesi ve işçi göçlerinin yoğunlaşmasıyla tüm Güneydoğu Asya'ya taşındığı' belirtilmiştir. Bu da salgının ulaşım ve insan hareketliliğiyle yayıldığını doğrudan desteklemektedir. Doğru cevap C seçeneğidir.
13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yapılmıştır?
- A) Geçmişimizden gelen özenti davranışlar, yabancı hayranlığı, dilde savrukluk yaşayarak batılılaşma başta Türkçeden başlayarak kültürümüze zarar verebilir. ✓
- B) Yirmi yaşımızı dolduralı bir iki seneden fazla olmamıştı; beylik kalıplar, beylik oyunlar, beylik dünyalar içinde bunalmış kalmış olan şiire yeni imkânlar arayalım dedik.
- C) Gelgelelim, bu arada şiire girmiş olan bazı şeyler, şiirin öz malı imiş gibi, yerleşti kaldı.
- D) Okuduğum beni ne zaman altüst ederse elimdeki kitaba “büyük kitap” diyesim geliyor.
- E) Yüzeylerde bırakılan parmak izleri, benzersiz bir desen olmasının ötesinde, parmak uçlarındaki ter bezleriyle vücuttan dışarıya aktarılan kimyasalların yanı sıra parmak izini bırakan kişinin epidermal oluklarında biriken diğer maddeleri de içerir.
B seçeneğindeki 'batılılaşma' kelimesi medeniyet, kültür yönüyle Batı'yı temsil ettiği için büyük harfle başlamalıdır ('Batılılaşma'). Doğru cevap A seçeneğidir.
14. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde sözcükler gerçek anlamlarıyla kullanılmış, mecazlı bir anlatıma yer verilmemiştir?
- A) “İnsanın yaşadığı yer, yazgısını da etkiler.” sözü yaşamı anlatan güçlü bir özet gibidir.
- B) Bilgide ustalaşmak isteyen kişi, emeğin disiplininden kaçmamalıdır.
- C) En soğuk mevsimin içinde bile baharı bekleten ince bir umut saklıdır.
- D) Yaşam bisikletini sürdürdükçe dengeni korursun.
- E) Bir işi yapmak isteyen çözüm arar, istemeyen ise bahane bulur. ✓
A, B, C ve D seçeneklerinde bazı sözcükler gerçek anlamlarından uzaklaşarak mecazlı bir anlatım oluşturmuştur. E seçeneğinde ise 'çözüm aramak' ve 'bahane bulmak' ifadeleri günlük kullanımdaki gerçek anlamlarıyla verilmiştir. Bu nedenle doğru cevap E seçeneğidir.
15. Aşağıdaki dizelerin hangisinde birden fazla edat kullanılmıştır?
- A) Kalınca büsbütün sizden uzakta Vücudum çürürken kara toprakta
- B) Nereye sevdiğim benim, inandığım nereye Rüyaların yarasalar gibi uçuştuğu geceler içinden
- C) Artık beyaz bir yumruk gibi kaldım diye hayatın karşısında Bütün kurnazlığımı siliyor dışarıdaki yağmur ✓
- D) Mevsimlerin bizim âşıklarımız olduklarını bilmezdim Bizi duysunlar için doluyorlarmış meğer etrafımıza
- E) Bağrı çok savruk da olsa sabah, günün en çıplak vaktidir Günün en çıplak kuşları gezinir orada
C seçeneğinde “yumruk gibi” sözünde “gibi”, “kaldım diye” sözünde “diye” edatı kullanılmıştır. Bu nedenle birden fazla edat bulunan seçenek C’dir.
16. Aşağıdakilerin hangisinde ek fiil cümleye kesinlik anlamı katmıştır?
- A) Ders bitmiştir, çıkabilirsiniz gençler. ✓
- B) Acaba oğlum, dersine yetişmiş midir?
- C) Yemek pişmiştir, git iki ekmek al da gel.
- D) Dediğin yapılar bugün ayakta durmuyordur.
- E) Babam çoktan uyumuştur bu saatte.
A seçeneğinde “bitmiştir” sözü konuşanın kesin yargısını bildirir. Diğer seçeneklerde olasılık, tahmin ya da soru anlamı daha belirgindir. Doğru cevap A seçeneğidir.
17. Şiirinin herkesçe anlaşılmasını isteyen, süslü sözlerden uzak duran bir sanatçı hangi anlatım özelliğine önem vermektedir?
- A) Özgünlük
- B) Duruluk
- C) Yalınlık ✓
- D) Akıcılık
- E) Etkileyicilik
Sanatçı gösterişli ve karmaşık sözlerden uzak durduğunu, herkesin anlayabileceği bir dil istediğini belirtir. Bu, yalınlık özelliğidir. Doğru cevap C seçeneğidir.
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin birlikte yapıldığı anlamı vardır?
- A) Ablamın çocukları, parkta bir oraya bir buraya koşuşturuyorlar. ✓
- B) Almanya’daki kuzenimi iki yıldır göremiyorum.
- C) Öğlen metro çıkışında seni beklerim.
- D) İhtiyar adam, önüne gelen herkese selam veriyordu.
- E) Kimi günler denize girmeyip sadece güneşleniyordum.
A seçeneğinde “koşuşturuyorlar” fiili, birden çok kişinin aynı eylemi birlikte yaptığını anlatır. Diğer seçeneklerde bu birlikte yapılma anlamı yoktur. Doğru cevap A seçeneğidir.
19. Eğitim serüvenimdeki ilk durağım bir mahalle kütüphanesiydi. Hiç unutmam o sabahı. Binanın kapısından (I) girerken önüme çıkan ilk salona adım atmış, sessizce çalışan gençlerin (II) masalarına (III) doğru ilerlemiştim. Görevli olduğumu fark etmediler (IV); arkadaşlarıyla sınav hakkında yaptıkları tartışmaları (V) fısıldayarak anlattılar da anlattılar. Bu parçada numaralanmış sözcüklerin hangisi “üçüncü çoğul kişi iyelik eki” almıştır?
- A) I
- B) II
- C) III ✓
- D) IV
- E) V
III numaralı 'masalarına' sözcüğündeki '-ları' eki, tamlayanı çoğul olan ('gençlerin masaları' -> 'onların masaları') üçüncü çoğul kişi iyelik ekidir. Diğer kelimelerde ise; I ve II numaralı kelimelerde 3. tekil iyelik eki, IV numaralı kelimede 3. çoğul kişi şahıs eki, V numaralı kelimede ise belirtme durum eki yer almaktadır. Doğru cevap C seçeneğidir.
20. Samuel Noah Kramer adlı Sümerolog, yazının bilinen ilk örnekleri olan Sümer tabletlerini incelemek üzere İstanbul’a, Eski Şark Eserleri Müzesi’ne gelir. 1951 yılında Kramer, eline aldığı “2461” numaralı tablet karşısında heyecanlanır. Bir aşk şiiridir elinde tuttuğu. İnsanlık tarihinin yazılı ilk aşk şiiri. Bu şiir, çiviye alınan dünyanın yazılı ilk aşk şiiri, bir Sümer tabletidir ve de bizim elimizde yani İstanbul’dadır. Zaten bu şiir yurt dışına kaçırılmış olsaydı varlığından hepinizin haberi olurdu. Çünkü tableti kaçıran ülke, onu öylesine allayıp pullayıp sunardı ki 14 Şubat günü tabletin önünde kuyruklar oluşurdu uzun uzadıya. Bu parçadan, sözü edilen tabletle ilgili aşağıdakilerin hangisine _ulaşılamaz_?
- A) Duyguların aktarılmasında kullanıldığına
- B) Yurt dışına kaçırılamayan tek tablet olduğuna ✓
- C) Ülkemizde keşfedildiğine
- D) İstanbul’daki müzede korunduğuna
- E) İnsanlığın aşk konulu ilk yazılı belgesi olduğuna
Parçada tabletin İstanbul’da bulunduğu, ilk yazılı aşk şiiri olduğu ve duyguları aktardığı söylenir. Ancak yurt dışına kaçırılamayan tek tablet olduğu belirtilmez. Doğru cevap B seçeneğidir.