Deneme 16
Deneme 16
Türkiye'nin jeopolitik konumu, enerji üreticisi ülkeler ile enerjiyi tüketen sanayi ülkeleri arasında stratejik bir köprü oluşturmasını sağlamıştır. Aşağıdaki projelerden hangisi Türkiye'nin enerji koridoru rolünü destekleyen boru hatlarından biri değildir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (18 soru)
1. Türkiye'nin jeopolitik konumu, enerji üreticisi ülkeler ile enerjiyi tüketen sanayi ülkeleri arasında stratejik bir köprü oluşturmasını sağlamıştır. Aşağıdaki projelerden hangisi Türkiye'nin enerji koridoru rolünü destekleyen boru hatlarından biri değildir?
- A) Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı
- B) Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru Hattı
- C) TürkAkım Doğalgaz Boru Hattı
- D) Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı
- E) Mavi Tünel Su Taşıma Projesi ✓
TANAP Azerbaycan doğal gazını, Bakü-Tiflis-Ceyhan Hazar petrolünü, TürkAkım Rus doğal gazını ve Kerkük-Yumurtalık hattı Irak petrolünü taşır. Bu projeler Türkiye'nin enerji koridoru niteliğini güçlendirir. Mavi Tünel ise enerji taşımacılığıyla ilgili değildir; KOP kapsamında Göksu sularını Konya Ovası'na aktararak sulama ihtiyacını karşılar.
2. Türkiye yaz aylarında Basra termik alçak basıncı ile Asor dinamik yüksek basıncının ortak etkisine girer. Bu iki sistemin yaz mevsimindeki en belirgin sonucu hangisidir?
- A) Güneydoğu'da orografik yağışların görülmesi
- B) Yaz kuraklığının ülke genelinde şiddetlenmesi ✓
- C) İç bölgelerde konveksiyonel yağışların artması
- D) Kıyı kesimlerde bağıl nemin azalması
- E) Balkanlar üzerinden gelen soğuk cephelerin sıklaşması
Asor yüksek basıncı alçalıcı hava hareketleriyle bulutlanmayı ve yağışı azaltır. Basra alçak basıncı ise güneyden sıcak ve kuru hava taşır. Bu iki etkinin birleşmesi, Karadeniz kıyıları dışında Türkiye'nin büyük bölümünde sıcak ve kurak yaz koşullarının oluşmasına neden olur.
3. Aşağıdaki topraklardan hangisinde horizon adı verilen katmanlar belirgin biçimde gelişmemiştir?
- A) Terra rossa
- B) Çernezyom
- C) Alüvyal toprak ✓
- D) Podzol
- E) Kestane renkli bozkır toprağı
Akarsuların taşıdığı malzemeleri biriktirmesiyle oluşan alüvyal topraklar gençtir. Bulundukları yerde uzun süreli bir gelişim geçirmedikleri için belirgin horizonlara sahip değildir.
4. Erciyes, Nemrut, Hasan ve Büyük Ağrı dağları hangi volkan tipinin Türkiye'deki örnekleridir?
- A) Maar
- B) Kaldera
- C) Kalkan volkan
- D) Tüf konisi
- E) Tabakalı (strato) volkan ✓
Bu volkanlar lavlarla piroklastik malzemenin katmanlar hâlinde birikmesi sonucunda oluşmuş, yüksek ve dik yamaçlı yapılardır. Tabakalı volkan ile strato volkan aynı tipi belirtir.
5. Akarsu alüvyonlarının bir vadi, koy veya körfezin önünü kapatmasıyla alüvyal set gölleri oluşur. Aşağıdaki göllerden hangisi bu oluşum türüne örnektir?
- A) Tortum Gölü
- B) Eymir Gölü ✓
- C) Çıldır Gölü
- D) İznik Gölü
- E) Burdur Gölü
Ankara'daki Eymir ve Mogan gölleri alüvyonların bir set oluşturmasıyla meydana gelmiştir. Burdur ve İznik tektonik, Çıldır lav set, Tortum ise heyelan set gölüdür.
6. Türkiye arazisinin yakın jeolojik zamanda toptan yükseldiğine; I. Akarsuların denge profiline ulaşmamış olması II. Akarsu havzalarının genellikle açık havza özelliği göstermesi III. Ülke genelinde peneplen (yontukdüz) arazilerin yüksekte kalması durumlarından hangileri kanıt gösterilebilir?
- A) Yalnız I
- B) Yalnız II
- C) I ve II
- D) I ve III ✓
- E) II ve III
Toptan yükselme akarsu yataklarının eğimini artırarak denge profiline ulaşmalarını geciktirmiş, eski aşınım yüzeylerini yüksek platolar hâline getirmiştir. Havzaların açık veya kapalı olması ise yükselmenin doğrudan kanıtı değildir. I ve III doğrudur.
7. Aktif faylar üzerindeki tektonik ovalarda deprem olasılığı yüksektir. Aşağıdaki ovalardan hangisinin bu özelliği nedeniyle deprem riski daha fazladır?
- A) Konya Ovası
- B) Kestel Ovası
- C) Çarşamba Ovası
- D) Amik Ovası ✓
- E) Ergene Ovası
Amik Ovası aktif fayların etkilediği tektonik bir çöküntü alanıdır ve deprem riski yüksektir. Kestel karstik bir polye, Çarşamba delta ovasıdır. Konya ve Ergene ise seçenekler içinde aktif fay etkisinin daha sınırlı olduğu ovalardır.
8. Ekili alanların büyüklüğü ve arazi yapısı göz önüne alındığında hangi yörede tarımsal nüfus yoğunluğunun daha düşük olması beklenir?
- A) Hakkâri Yöresi
- B) Doğu Karadeniz kıyıları
- C) Çukurova ✓
- D) Taşeli Platosu
- E) Menteşe Yöresi
Tarımsal nüfus yoğunluğu, tarımda çalışan nüfusun ekili-dikili alana oranıdır. Çukurova'da tarım alanlarının geniş ve düz olması bu oranı düşürür; diğer yörelerde arazinin dar ve parçalı olması yoğunluğu artırır.
9. Aşağıdaki durumlardan hangisi kırsal kesimden kentlere yönelen göçü artıran nedenlerden biri değildir?
- A) Daha iyi yaşam koşullarına ulaşma isteği
- B) Toprak erozyonunun artması
- C) Tarımda makineleşme
- D) Sulama olanaklarının gelişmesi ✓
- E) Tarım topraklarının mirasla parçalanması
Erozyon, tarımda makineleşme ve arazilerin mirasla küçülmesi kırsal geçim imkânlarını daraltarak göçü artırabilir. Sulama olanaklarının gelişmesi ise tarımsal verim ve geliri yükselterek nüfusun yerinde kalmasını destekler.
10. Dağınık kırsal yerleşmeler engebeli ve su kaynaklarının bol olduğu alanlarda yaygındır. I. Doğu Karadeniz kıyıları II. Ergene Havzası III. Konya Ovası ve çevresi Yukarıdaki alanların hangilerinde bu yerleşme dokusu görülür?
- A) Yalnız I ✓
- B) Yalnız II
- C) I ve II
- D) I ve III
- E) II ve III
Doğu Karadeniz'de engebeli arazi ve bol su, evlerin tarım arazileri içinde birbirinden uzak kurulmasını sağlar. Ergene ve Konya'da arazi daha düz, su kaynakları daha sınırlıdır; toplu yerleşme yaygındır. Yalnız I doğrudur.
11. Konya Ovası Projesi (KOP), bölgede sulanabilen tarım alanlarını genişletmiştir. Bu gelişmenin; I. Nadasa ayrılan alanların daralması, II. Şeker pancarı ve mısır gibi ürünlerin ekim alanının artması, III. Kuru tarım yönteminin tamamen terk edilmesi sonuçlarından hangilerine yol açtığı söylenebilir?
- A) Yalnız I
- B) Yalnız II
- C) I ve II ✓
- D) I ve III
- E) II ve III
Sulama olanaklarının gelişmesi nadas alanlarını azaltır ve mısır ile şeker pancarı gibi su isteyen ürünlerin ekimini yaygınlaştırır. Ancak KOP bütün arazileri sulamadığından kuru tarım tamamen ortadan kalkmaz. Bu nedenle I ve II doğrudur.
12. Toprak verimliliğini korumaya yönelik nöbetleşe ekimde buğdaydan sonra hangi ürünün yetiştirilmesi daha uygundur?
- A) Nohut ✓
- B) Arpa
- C) Antep fıstığı
- D) Mısır
- E) Pamuk
Bir tahıl olan buğdayın ardından, köklerindeki bakterilerle toprağı azot bakımından destekleyen baklagiller ekilebilir. Seçenekler içinde bu özelliğe sahip ürün nohuttur.
13. Türkiye'de kurak ve yarı kurak iklimle bozkır bitki örtüsüne uyum sağlayan koyun türleri geniş alanlarda yetiştirilir. Buna göre ülkede en yaygın yetiştirilen koyun türü hangisidir?
- A) Karaman ✓
- B) Merinos
- C) Sakız
- D) Dağlıç
- E) İvesi
Karaman koyunu kurak ve yarı kurak bozkır koşullarına iyi uyum sağladığı için Türkiye'de en geniş alanda yetiştirilen koyun türüdür. Sakız ve Dağlıç daha çok Ege'de, Merinos ise Güney Marmara'da yaygındır.
14. Türkiye'de bazı doğal göllerin dışarıya akış gösteren sularından hidroelektrik enerji üretiminde yararlanılır. Aşağıdaki göllerden hangisi bu kullanıma örnektir?
- A) Sapanca
- B) Tuz
- C) Salda
- D) Beyşehir
- E) Kovada ✓
Kovada Gölü'nün gideğeninden hidroelektrik üretiminde yararlanılır. Tortum, Hazar ve Eğirdir de enerji üretimiyle ilişkilendirilen doğal göllerdendir. Tuz ve Salda kapalı havza gölleridir; Sapanca ile Beyşehir bu seçenekler içinde bu amaçla kullanılmaz.
15. İklim koşulları tarım ürünlerini ve doğal bitki örtüsünü belirlediğinden, bunları ham madde olarak kullanan sanayi kollarının dağılışını dolaylı biçimde etkiler. Aşağıdaki sanayi kollarından hangisinin ham madde temini ve kuruluş yerinde iklimin dolaylı etkisi yoktur?
- A) Seramik ve çini ✓
- B) Mobilya ve kereste
- C) Et ve süt ürünleri
- D) Pamuklu dokuma
- E) Bitkisel yağ
Pamuk, yağlı tohumlar, orman ürünleri ve hayvansal ürünlerin miktarı sıcaklık ve yağış koşullarından etkilenir. Bu hammaddeleri kullanan dokuma, yağ, mobilya, et ve süt sanayilerinin dağılışında iklim dolaylı rol oynar. Seramik ve çini sanayisi ise kil, kaolin ve feldispat gibi jeolojik kaynaklara dayanır; bu nedenle ham maddesi iklim koşullarına bağlı değildir.
16. Türkiye'deki demir-çelik tesislerinin kuruluş yerinde ham madde, enerji ve ulaşım koşulları etkili olmuştur. Buna göre; I. Sivas - Divriği, II. Zonguldak - Ereğli, III. Hatay - İskenderun tesislerinden hangilerinde ham maddeye veya enerji kaynağına yakınlık belirleyicidir?
- A) Yalnız I
- B) Yalnız II
- C) I ve II ✓
- D) I ve III
- E) II ve III
Divriği tesisi demir yataklarına, Ereğli tesisi ise Zonguldak taş kömürüne yakınlık nedeniyle kurulmuştur. İskenderun'da demir ve taş kömürü çıkarılmaz; tesisin yer seçiminde liman ve ulaşım olanakları belirleyicidir. Bu nedenle I ve II doğrudur.
17. Birden fazla ile hizmet vermesi amacıyla planlanıp 25 Kasım 2012'de açılan Türkiye'nin ilk bölgesel havalimanı hangisidir?
- A) Ordu-Giresun Havalimanı
- B) Zafer Havalimanı ✓
- C) Çukurova Uluslararası Havalimanı
- D) İstanbul Havalimanı
- E) Adana Şakirpaşa Havalimanı
Kütahya, Afyonkarahisar ve Uşak'a ortak hizmet sunmak üzere inşa edilen Zafer Havalimanı 25 Kasım 2012'de faaliyete geçmiştir. Tesis Türkiye'nin ilk bölgesel havalimanı kabul edilir.
18. Türkiye'de doğal ve kültürel değerlerin korunması amacıyla oluşturulan millî parklarla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Doğal ve jeolojik güzelliklerin gelecek kuşaklara aktarılmasının hedeflenmesi
- B) İlk milli park statüsünün Yozgat Çamlığı'na verilmesi
- C) Son milli parkın Kahramanmaraş'taki Geben Vadisi olarak belirlenmesi
- D) Uluslararası sözleşmelerle desteklenen koruma alanlarının bulunması
- E) Sınırları içerisinde yalnızca doğal oluşumların koruma altına alınması ✓
Millî parkların amacı doğal, jeolojik, tarihî ve kültürel değerleri koruyarak gelecek kuşaklara aktarmaktır. Dolayısıyla bu alanlarda yalnızca doğal oluşumlar korunmaz. Troya ve Göreme gibi millî parklar tarihî ve kültürel miraslarıyla da öne çıkar. Türkiye'nin ilk millî parkı Yozgat Çamlığı, en son ilan edilen millî parkı ise Kahramanmaraş'taki Geben Vadisi'dir. Bazı koruma alanları Ramsar ve UNESCO gibi uluslararası düzenlemelerle de desteklenir.