Altın Test 8
Altın Test 8
Türkiye turizm potansiyeli ve çeşitliliği oldukça zengin bir ülkedir. Bu turizm faaliyetlerinin bir kısmı doğrudan iklim koşullarına bağlı olarak mevsimlik yürütülürken, bazıları ise iklim koşullarından etkilenmeyerek yıl boyunca yapılabilir. Buna göre, aşağıdaki turizm türlerinden hangisi iklim şartlarından bağımsız olarak yılın tüm aylarında kesintisiz olarak gerçekleştirilebilir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
1. Türkiye turizm potansiyeli ve çeşitliliği oldukça zengin bir ülkedir. Bu turizm faaliyetlerinin bir kısmı doğrudan iklim koşullarına bağlı olarak mevsimlik yürütülürken, bazıları ise iklim koşullarından etkilenmeyerek yıl boyunca yapılabilir. Buna göre, aşağıdaki turizm türlerinden hangisi iklim şartlarından bağımsız olarak yılın tüm aylarında kesintisiz olarak gerçekleştirilebilir?
- A) Marmara ve Ege dağlık alanlarında yapılan doğa yürüyüşü (trekking) turları
- B) Erzurum ve çevresinde yapılan kış sporları ve kayak turizmi
- C) Muğla ve Antalya kıyılarında yürütülen deniz ve kıyı turizmi
- D) Doğu Karadeniz yaylalarında gerçekleştirilen doğa ve yayla turizmi
- E) Afyonkarahisar çevresinde yaygın olan termal ve kaplıca turizmi ✓
Kaplıca/termal turizmi yer altından çıkan jeotermal sıcak sulara dayandığı için iklimsel ve mevsimsel koşullardan tamamen bağımsızdır; yılın 12 ayı boyunca kesintisiz yapılabilir. Kış, yayla, kıyı ve doğa yürüyüşü turizmi ise belirli mevsimsel dönemlere sıkışmıştır.
2. Türkiye'deki bazı akarsular, bir gölün fazla sularını boşaltan göl ayakları (gidenleri) durumundadır. Bu akarsuların debileri ve akış düzenleri, doğrudan bağlı oldukları gölün su seviyesi değişimlerine göre şekillenir. Buna göre, aşağıda verilen akarsulardan hangisi bir gölün fazla sularını boşaltan göl sularıyla beslenen akarsular (göl ayakları) arasında _yer almaz_?
- A) Çıldır Gölü'nden beslenen Arpaçay
- B) Eğirdir Gölü'nden beslenen Kovada Çayı
- C) Beyşehir Gölü'nden beslenen Çarşamba Suyu
- D) Manyas Gölü'nden beslenen Kocaçay
- E) Bulgaristan'dan doğup Edirne'de Meriç ile birleşen Tunca Nehri ✓
Tunca Nehri, Bulgaristan'dan doğup Türkiye'ye giren ve Edirne yakınlarında Meriç Nehri ile birleşen bir akarsudur; herhangi bir gölün gideğeni değildir. Çarşamba Suyu (Beyşehir), Kovada Çayı (Eğirdir), Arpaçay (Çıldır) ve Kocaçay (Manyas) göl sularıyla beslenen gideğenlerdir.
3. Azonal (taşınmış) topraklar, dış kuvvetler tarafından taşınarak biriktirilen topraklar olup oluştukları sahanın iklim ve anakaya özellikleri hakkında bilgi vermezler. Buna göre, aşağıda belirtilen sahaların hangisinde yaygın olarak bulunan toprak türü, bulunduğu yerin iklim özellikleri hakkında bilgi vermez?
- A) Kıyı Ege'deki dağların denize bakan nemli yamaçları
- B) Teke Yarımadası'ndaki karstik platolar
- C) Erzurum-Kars Platosu
- D) İç Anadolu'daki dalgalı düzlükler ve bozkır alanları
- E) Samsun'daki Bafra Delta Ovası ✓
Deltalar (Bafra Ovası gibi) akarsuların taşıdığı alüvyonlarla (azonal topraklar) oluştuğu için, bu topraklarda katmanlaşma bulunmaz ve bulundukları yerin iklim özelliklerini yansıtmazlar. Diğer seçeneklerdeki topraklar (Terra Rossa, Çernozyom, Kahverengi Step) zonal topraklar olup yerli yapıda iklim hakkında bilgi verirler.
4. Türkiye'de kıyı turizminin gelişmesinde ve Akdeniz ile Ege kıyılarının dünya çapında birer turizm merkezi haline gelmesinde; I. Türkiye'nin orta kuşakta yer alması ve buna bağlı olarak yaz aylarında uzun süreli güneşlenme ve sıcaklık şartlarının yaşanması II. Üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımada ülkesi olması ve binlerce kilometrelik doğal plaj ve koylara sahip olması III. Üç eski dünya kıtasının birbirine en çok yaklaştığı jeopolitik kavşakta bulunması IV. Genç oluşumlu yapıya bağlı olarak zengin jeotermal ve kaplıca su kaynaklarına sahip olması faktörlerinden hangileri daha fazla etkili olmuştur?
- A) I ve II ✓
- B) I ve III
- C) II ve III
- D) II ve IV
- E) III ve IV
Kıyı turizminin (deniz turizminin) gelişebilmesi için deniz kıyısının bulunması (yarımada olması - II) ve güneşli, sıcak yaz günlerinin uzun sürmesi (orta kuşak/Akdeniz iklimi - I) gerekir. Kıtaların birleşmesi transit ticaretle, jeotermal kaynaklar ise kaplıca/termal turizmiyle ilgilidir.
5. Türkiye'de doğa gezisine katılan bir grup araştırmacı, gezdikleri vadinin dik yamaçlı, basamaklı ve derin bir kanyon vadi olduğunu gözlemlemiştir. Buna göre, bu grubun inceleme yaptığı vadi ve çevre arazi hakkında aşağıdaki yorumlardan hangisi kesin olarak söylenebilir?
- A) Akarsu yatağı denge profiline ulaştığı için derine aşındırma durmuştur.
- B) Bulundukları bölgede çözünebilen (karstik) kayaçlar yaygın yer kaplar. ✓
- C) Bölgedeki yüzey şekillerinin oluşumunda volkanik tüfler ve lavlar etkindir.
- D) Sadece Akdeniz coğrafi bölgesinin sınırları içerisinde yer alırlar.
- E) Akarsuların taşıdığı malzemeleri biriktirmesi sonucu oluşmuştur.
Kanyon vadiler, farklı dirençteki tabakaların (özellikle kireçtaşı gibi karstik/çözünebilen kayaçların) akarsular tarafından derine doğru aşındırılmasıyla oluşan basamaklı yamaçlara sahip vadilerdir. Dolayısıyla karstik yapının varlığı kesin olarak söylenebilir. Akdeniz dışında Karadeniz (örneğin Kastamonu Valla Kanyonu) gibi bölgelerde de kanyon vadi örnekleri bulunur.
6. Türkiye'de yapımı devam eden Mersin-Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile nükleer enerji üretimi hedeflenmektedir. Türkiye'nin nükleer enerji yatırımlarına yönelmesindeki en temel ve öncelikli amaç aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Meteorolojik koşullardan bağımsız olarak yıl boyunca kesintisiz enerji üretimi sağlamak
- B) Ülkedeki enerji üretim kaynaklarının sayısal çeşitliliğini artırmak
- C) Enerji üretiminde fosil yakıtlara olan dışa bağımlılığı (ithalat oranını) azaltmak ✓
- D) Karbon salınımı sıfır olan tamamen ekolojik enerji kaynaklarına geçiş yapmak
- E) Yenilenemeyen fosil enerji kaynaklarının toplam üretimdeki payını artırmak
Türkiye'nin nükleer enerji üretimine yönelmesindeki temel gaye; elektrik üretiminde büyük oranda ithal edilen doğal gaz ve ithal kömüre olan bağımlılığı azaltmak, enerjide dışa bağımlılığı düşürmektir.
7. Türkiye'de iklim ve bitki örtüsünün bölgesel farklılıkları, yapılan hayvancılık türlerinin de dağılışını doğrudan etkilemiştir. Buna göre: • Yaz yağışlarıyla yeşeren gür çayırların yaygın olduğu Erzurum-Kars çevresinde • Bozkır (step) bitki örtüsünün yaygın olduğu İç Anadolu'da • Engebeli yer şekilleri ve zengin bitki çeşitliliğinin görüldüğü dağlık kıyı kuşağında yürütülen öncelikli hayvancılık faaliyetleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?
- A) Sığır yetiştiriciliği - Keçi yetiştiriciliği - Arıcılık
- B) Manda yetiştiriciliği - Koyun yetiştiriciliği - Sığır yetiştiriciliği
- C) Sığır yetiştiriciliği - Koyun yetiştiriciliği - Arıcılık ✓
- D) Keçi yetiştiriciliği - Sığır yetiştiriciliği - Koyun yetiştiriciliği
- E) Arıcılık - İpek böcekçiliği - Keçi yetiştiriciliği
Erzurum-Kars çevresinde yaz yağışları çayırları beslediği için büyükbaş sığır hayvancılığı; İç Anadolu'da bozkır örtüsü nedeniyle koyun yetiştiriciliği; dağlık kıyı kuşağında ise arıcılık en yaygın hayvancılık kollarıdır. Doğru sıralama C seçeneğidir.
8. Türkiye'de kapalı havzaların oluşumunda yer şekillerinin yanı sıra iklimsel özellikler ve jeolojik yapı son derece etkilidir. Buna göre; I. Dağların kıyıya uzanış doğrultusu ve etrafının yüksek dağlarla çevrili olması II. Üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımada ülkesi olmamız III. Yıllık yağış miktarının azlığı ve buna bağlı kuraklık IV. Karstik arazi yapısının geçirimli olması nedeniyle yer üstü akışının kesilmesi durumlarından hangileri Türkiye'deki akarsuların kapalı havza oluşturmasının temel nedenleri arasında gösterilebilir?
- A) I ve II
- B) I ve III
- C) I ve IV
- D) II ve III
- E) III ve IV ✓
Türkiye'de kapalı havzaların oluşumunda iklimsel özellikler (kuraklık, düşük yağış miktarı ve yüksek buharlaşma - III) ve jeolojik yapı (özellikle karstik eriyebilen ve geçirimli arazilerde suların yer altına sızarak yer üstü akışının kesilmesi - IV) son derece etkilidir. Göller Yöresi'ndeki kapalı havzaların varlığı karstik yapıyla doğrudan ilgilidir. Bu nedenle III ve IV doğru cevap olarak kabul edilir.
9. Türkiye'de iklim, yer şekilleri ve anakaya özelliklerinin çeşitliliğine bağlı olarak farklı toprak tipleri oluşmuştur. Bu toprakların yaygın görüldüğü coğrafi yöreler hakkında eşleştirmeler yapılmıştır. Buna göre, aşağıdaki toprak türü ve yaygın olarak görüldüğü yöre eşleştirmelerinden hangisi _yanlıştır_?
- A) Kahverengi Step (Bozkır) Toprakları - İç Anadolu Bölgesi'ndeki düzlükler
- B) Podzol (Kül Rengi) Topraklar - Orta Karadeniz kıyısındaki Bafra ve Çarşamba delta ovaları ✓
- C) Terra-rossa (Kırmızı Akdeniz) Toprakları - Akdeniz ve Güney Ege'deki kalkerli sahalar
- D) Kahverengi Orman Toprakları - Karadeniz kıyı kuşağındaki yapraklı orman alanları
- E) Vertisol (Dönen) Topraklar - Trakya'da Ergene Havzası killi arazileri
Bafra ve Çarşamba ovaları akarsuların taşıdığı malzemelerin birikmesiyle oluşan delta ovalarıdır ve buralarda azonal (taşınmış) nitelikteki Alüvyal topraklar yaygındır. Podzol topraklar ise soğuk, nemli dağlık alanlardaki iğne yapraklı orman altlarında görülür; delta ovalarında podzol toprak bulunmaz. Bu nedenle B seçeneği yanlıştır.
10. Türkiye'de toprak türleri ve bunların görüldüğü alanları araştıran bir coğrafya ekibi, çalışma yürüttükleri bölgede şu gözlemleri kaydetmiştir: 'Bulunduğumuz yörede iklim oldukça soğuk ve nemlidir. Buradaki ormanlık alanlarda, iğne yapraklı ağaçların (çam, göknar vb.) altında gelişen, yıkanmanın fazla olmasından dolayı mineralce fakirleşmiş kül rengi toprakların yaygın olduğunu tespit ettik.' Buna göre, araştırma ekibinin incelediği bu toprak türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Çernezyom (kara) topraklar
- B) Terra-rossa (kırmızı) topraklar
- C) Podzol topraklar ✓
- D) Alüvyal topraklar
- E) Vertisol (dönen) topraklar
Soğuk ve nemli bölgelerde, iğne yapraklı ormanların altında oluşan kül rengindeki yıkanmış topraklara podzol topraklar denir. Türkiye'de özellikle Batı ve Doğu Karadeniz'in yüksek dağlık kesimlerinde bu topraklara rastlanır.
11. Türkiye'de köy altı yerleşmeleri kalıcı ve geçici yerleşmeler olarak iki ana gruba ayrılır. Buna göre, Türkiye'deki köy altı yerleşmeleriyle ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğru _değildir_?
- A) Yayla yerleşmeleri geçici köy altı yerleşmeleri arasında yer alır; Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde çok yaygındır.
- B) Mezra yerleşmeleri geçici köy altı yerleşmeleri sınıfında olup sadece büyükbaş hayvancılık amacıyla yaz aylarında kullanılır. ✓
- C) Divanlar kalıcı köy altı yerleşmeleri arasında yer alır ve en çok Batı Karadeniz Bölümü'nde görülür.
- D) Ağıl yerleşmeleri geçici köy altı yerleşmeleri içerisinde yer alır ve İç Anadolu'da küçükbaş hayvancılık için kurulur.
- E) Dalyanlar geçici köy altı yerleşmesi olup Ege kıyılarında yaygın olan balıkçı çiftliği yerleşmeleridir.
Mezra yerleşmeleri geçici değil, kalıcı köy altı yerleşmeleridir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yaygın olup buralarda hem tarımsal faaliyetler hem de hayvancılık bir arada yürütülür. Bu nedenle B seçeneği yanlıştır.
12. Türkiye'nin ulaşım tarihi ve günümüzdeki ulaşım sistemlerinin yapısı üzerine araştırma yapan bir öğrenci grubunun ulaştığı sonuçlar şöyledir: I. Cumhuriyetin kuruluş döneminde öncelikle karayolu yapımına ağırlık verilmiş, 1950 sonrasındaki dönemde ise demiryolu yatırımları hız kazanmıştır. II. Günümüzde dış satım ve dış alımda (dış ticaret) en çok denizyolu taşımacılığı, en az ise demiryolu taşımacılığı kullanılmaktadır. III. Türkiye'de son çeyrek asırda havayolu ulaşımına yapılan yatırımlar artmış ve bu durum İstanbul Havalimanı gibi projelerle desteklenmiştir. Bu araştırmadaki bilgilerden hangileri doğrudur?
- A) Yalnız I
- B) Yalnız II
- C) I ve II
- D) II ve III ✓
- E) I, II ve III
Cumhuriyetin ilk yıllarında demiryolu hamlesi yapılmış, 1950'lerden sonra karayolu ön plana çıkmıştır (I. öncül tam tersi olmalıdır). Dış ticarette tonajlı yük taşımaya uygun denizyolu ilk sırada, demiryolu ise son sırada yer alır. Havayolu altyapı yatırımları son dönemde ciddi artış göstermiştir.
13. Bir bölgede bitki örtüsünün cılız olması, yıllık yağış miktarının azlığı, yanlış arazi kullanımı ve rüzgârın şekillendirici etkisi rüzgâr erozyonunu ve çölleşme riskini artıran temel faktörlerdir. Buna göre, coğrafi özellikleri dikkate alındığında, yukarıda belirtilen faktörlerin etkisiyle oluşan rüzgâr erozyonu riskinin aşağıdaki alanların hangilerinde en az görülmesi beklenir?
- A) Orta Anadolu ve Teke Yarımadası
- B) Güneydoğu Anadolu ve İç Batı Anadolu
- C) Konya Havzası ve Güneydoğu Anadolu Platoları
- D) Doğu Karadeniz Bölümü ve Yıldız Dağları Yöresi ✓
- E) Tuz Gölü Çevresi ve Iğdır Ovası
Rüzgâr erozyonu kurak, yarı kurak, bitki örtüsünden yoksun düzlüklerde etkilidir. Doğu Karadeniz ve Yıldız Dağları yöreleri gür orman örtüsü, yüksek nem ve bol yağış nedeniyle rüzgâr erozyonuna en kapalı sahalardır. İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu ise bu erozyonun en şiddetli yaşandığı yerlerdir.
14. Fosil (yenilenemeyen) enerji kaynakları kullanarak elektrik üreten termik santraller, atmosfere saldıkları karbon gazlarıyla çevre kirliliği ve küresel iklim değişikliği üzerinde etkilidir. Ancak kullanılan yakıtın türüne göre çevreye verilen zarar değişmektedir. Buna göre, aşağıda verilen termik santrallerden hangisinin atmosfere saldığı kirletici emisyon (partikül madde) miktarı ve çevreye zararı diğerlerine göre en azdır?
- A) Çatalağzı Termik Santrali
- B) Çayırhan Termik Santrali
- C) Aliağa Termik Santrali
- D) Hamitabat Termik Santrali ✓
- E) Seyitömer Termik Santrali
Çayırhan ve Seyitömer linyitle, Çatalağzı taş kömürüyle, Aliağa ise petrol türevleriyle çalışır. Hamitabat ise doğal gazla çalışır. Doğal gaz fosil kaynaklar içerisinde yanma sonucu en az partikül ve karbondioksit salan temiz yakıt olduğundan Hamitabat'ın çevreye olumsuz etkisi en azdır.
15. Türkiye'de orman varlığının yoğun olduğu bölgelerde orman ürünleri ve kağıt sanayisi gelişme göstermiştir. Ancak bu sanayi kolunun gelişmesinde ham maddeye yakınlığın yanı sıra yer şekillerinin elverişliliği भी etkilidir. Buna göre, aşağıdaki yörelerden hangisinde ormana dayalı sanayi faaliyetleri (kereste, kağıt, mobilya vb.) diğerlerine göre daha fazla gelişmiştir?
- A) Yıldız Dağları Yöresi
- B) Batı Karadeniz Yöresi ✓
- C) Hakkâri Bölgesi
- D) Taşeli Platosu
- E) Teke Yarımadası
Türkiye'de kereste, mobilya ve kağıt gibi ormancılığa dayalı sanayi faaliyetlerinin en yoğun geliştiği yer Batı Karadeniz Yöresi'dir (Zonguldak, Bartın, Kastamonu çevresi). Doğu Karadeniz'de de orman çok olmasına karşın engebeli arazi yapısı sanayi tesislerinin kurulmasını zorlaştırmıştır. Teke, Taşeli ve Yıldız Dağları ise bu ölçekte orman sanayisine sahip değildir.
16. Türkiye'deki ovaların oluşum mekanizmaları ve morfolojik yapıları bölgesel farklılıklar göstermektedir. Buna göre; I. Orta Karadeniz bölümündeki Niksar ve Erbaa ovaları, fay hatlarındaki çöküntülere bağlı gelişmiş tektonik ovalardır. II. Ergene Havzası'ndaki düzlüklerde, akarsuların derinlemesine aşındırmasıyla oluşmuş dik yamaçlı kanyon vadiler geniş yer tutar. III. Doğu Anadolu Fay Sistemi (DAF) kuşağı üzerinde yer alan Erzincan ve Pasinler ovaları tektonik kökenlidir. Türkiye'deki ovalarla ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangileri _yanlıştır_?
- A) Yalnız II ✓
- B) Yalnız III
- C) I ve II
- D) I ve III
- E) I, II ve III
Orta Karadeniz'deki Niksar-Erbaa ovaları ile Doğu Anadolu fay kuşağındaki Erzincan-Pasinler ovaları fay hatlarına bağlı çöküntü alanlarında biriken alüvyonlarla oluşmuş tektonik ovalardır. Ancak Ergene Havzası düz ve düze yakın aşınım düzlüklerinden oluşur ve nehir yatakları derinde olmadığından kanyon vadi barındırmaz. Kanyon vadiler daha çok karstik arazinin yaygın olduğu Akdeniz dağlık kuşağında görülür.
17. Türkiye'deki göllerin seviye ve su alanı değişim oranları, bulundukları bölgelerin iklim koşullarına ve havzaların beslenme kaynaklarına göre farklılık gösterir. Yaz kuraklığının şiddetli, yağışın az olduğu kapalı havza göllerinde seviye değişimi en yüksektir. Buna göre, aşağıdaki göllerden hangisinde mevsimsel su seviyesi dalgalanması ve alan değişimi diğerlerine göre çok daha fazladır?
- A) Çıldır Gölü (Ardahan)
- B) Tortum Gölü (Erzurum)
- C) Abant Gölü (Bolu)
- D) Kovada Gölü (Isparta)
- E) Seyfe Gölü (Kırşehir / İç Anadolu) ✓
İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan Seyfe Gölü gibi sığ ve kurak iklim kuşağındaki step göllerinde yaz aylarında yaşanan şiddetli buharlaşma ve beslenme yetersizliği nedeniyle göl suları neredeyse tamamen kurur; ilkbaharda ise yağışlarla seviye yükselir. Bu nedenle seviye değişimi en yüksek olan göl Seyfe'dir. Heyelan set ve karstik göllerde derinlik fazla olduğu için seviye değişimi daha azdır.
18. Türkiye'de nüfusun mekansal dağılışında iklim, yer şekilleri ve toprak yapısı gibi doğal faktörlerin yanı sıra sanayi, tarım, hayvancılık, turizm ve madencilik gibi beşeri ve ekonomik faaliyetler de belirleyici rol oynar. Buna göre, aşağıdaki şehirlerinin hangisinde nüfusun yoğunlaşması ve gelişmesinde tarım/hayvancılık veya turizm faaliyetlerinden ziyade madencilik ve buna bağlı ağır sanayi birincil etken olmuştur?
- A) Zonguldak ✓
- B) Antalya
- C) Aydın
- D) Rize
- E) Kars
Zonguldak çevresinde nüfusun yoğunlaşmasında tarım ya da turizm etkili olmamıştır. Bölgedeki zengin taş kömürü yataklarının varlığı (madencilik) ve buna bağlı olarak kurulan demir-çelik sanayisi (Ereğli-Karabük tesisleri) nüfus dağılışında tek belirleyici unsur olmuştur.
19. Buğday; büyüme döneminde nem ve yağış, olgunlaşma ve hasat döneminde ise yaz kuraklığı ve güneşli gün sayısı isteyen bir kültür bitkisidir. Türkiye'de yaz kuraklığının belirgin olmadığı nemli kıyı bölgelerimizde buğday tarımı _yapılamaz_. Buna göre, iklim koşulları dikkate alındığında aşağıdaki alanların hangisinde buğday üretiminin en az olması beklenir?
- A) Doğu Karadeniz kıyı kuşağı ✓
- B) Ergene Havzası
- C) Göller Yöresi
- D) Konya Ovası ve çevresi
- E) Orta Fırat Bölümü
Doğu Karadeniz kıyı kuşağında (Rize-Trabzon) her mevsim yağışlı ve nemli Karadeniz iklimi görülür. Yaz kuraklığı yaşanmadığı için buğday bu bölgede olgunlaşamaz ve çürür. Bu nedenle Karadeniz kıyı kuşağında buğday tarımı tercih edilmez ve üretimi yok denecek kadar azdır. Diğer bölgeler ise yaz kuraklığına sahip olduğundan buğday yetiştirebilir.
20. Türkiye'nin sahip olduğu coğrafi ve jeopolitik konum, ülkeye hem çeşitli bölgesel avantajlar sağlamakta hem de bazı güvenlik riskleri barındırmaktadır. Buna göre; I. Asya ile Avrupa kıtaları arasında doğal bir köprü vazifesi görerek transit ticareti kolaylaştırması II. Küresel ve bölgesel çatışmaların yaşandığı istikrarsız komşu coğrafyalara yakın konumda bulunması III. Üç tarafının denizlerle çevrili olması ve deniz yetki alanlarında egemenlik haklarına sahip olması özelliklerinden hangileri, Türkiye'nin jeopolitik konumunun getirdiği olumlu ve stratejik avantajlar arasında yer alır?
- A) Yalnız I
- B) Yalnız II
- C) Yalnız III
- D) I ve III ✓
- E) I, II ve III
Türkiye'nin Asya ve Avrupa arasında doğal geçiş yolları üzerinde olması transit ticaretini geliştirip ekonomik katkı sağladığı için; üç tarafının denizlerle kaplı olması liman, deniz ticareti ve lojistik üstünlük kazandırdığı için jeopolitik konumun olumlu yanlarındandır. Ancak sıcak çatışma bölgelerine yakınlığı mülteci akınları, güvenlik harcamaları ve istikrarsızlık riskleri getirdiği için olumsuz bir jeopolitik unsurdur.